Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan, ergenlik döneminde gençlerin sıkça kullandığı “bilmiyorum” yanıtının çoğu zaman ilgisizlik değil, anlaşılma ihtiyacının bir yansıması olduğunu söylüyor. Erdoğan’a göre ebeveynlerin bu kelimeyi doğru okumayı öğrenmesi, aile içi iletişimin anahtarını oluşturuyor.
Ergenlik, çocuklukla yetişkinlik arasında sıkışan, duyguların hızla değiştiği ve kimlik arayışının yoğunlaştığı en hassas dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte gençler bir yandan bağımsızlıklarını kazanmaya çalışırken diğer yandan kendilerini, duygularını ve dünyadaki yerlerini anlamaya çalışıyor. Ancak yaşadıkları içsel karmaşa çoğu zaman kelimelere dökülemiyor. İşte tam da bu noktada ebeveynlerin sıkça duyduğu o kısa cevap ortaya çıkıyor: “Bilmiyorum.” Uzmanlara göre bu iki kelime, çoğu zaman göründüğünden çok daha fazlasını anlatıyor.
İz Koçluk’tan Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan, ergenlik döneminde gençlerin sıkça kullandığı “bilmiyorum” yanıtının çoğu zaman ilgisizlik değil, ifade edilemeyen duyguların bir yansıması olduğunu söylüyor. Erdoğan’a göre ebeveynlerin bu kelimeyi doğru okumayı öğrenmesi, gençlerle sağlıklı iletişimin en önemli adımlarından biri.
“Bilmiyorum” Bir İletişim Krizi Değil, Bir Mesajdır
Ergenlik dönemindeki gençlerle iletişim kurmaya çalışan birçok ebeveyn ve eğitimci, aynı cümleyi tekrar tekrar duyar: “Bilmiyorum.”
Sınavdan sonra, bir sorun yaşandığında ya da duygularını anlatmaları istendiğinde verilen bu yanıt çoğu zaman ilgisizlik, umursamazlık ya da saygısızlık olarak yorumlanabiliyor. Ancak Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan, bu yaklaşımın çoğu zaman yanılgıya yol açtığını belirterek, “Ergenlerin ‘bilmiyorum’ cevabı çoğu zaman bir kapıyı kapatmak değil, aslında henüz açmaya hazır olmadıkları bir kapıyı işaret eder. Bu yanıtın arkasında karmaşık duygular, anlaşılma ihtiyacı ve bazen de kendini koruma refleksi bulunur.” dedi.
Ergenlikte Duygular Karmaşıklaşır
Uzmanlara göre ergenlik dönemi, beynin duyguları düzenleyen ve anlamlandıran bölgelerinin gelişimini sürdürdüğü bir süreçtir. Bu nedenle gençler çoğu zaman ne hissettiklerini net şekilde ifade edemeyebilir.
Erdoğan’a göre bu durum oldukça doğal:
“Birçok genç gerçekten ne hissettiğini tam olarak tanımlayamaz. Kafaları karışık olabilir ve duygularını isimlendirmek onlar için kolay değildir. Bu nedenle ‘bilmiyorum’ çoğu zaman dürüst bir cevaptır.”
“Beni Anlamayacaklar” Düşüncesi Sessizliğe Yol Açabiliyor
Gençlerin duygularını paylaşmamasının bir diğer nedeni de anlaşılmayacaklarını düşünmeleri. Eleştirilmekten, küçümsenmekten ya da hemen öğütlerle karşılaşmaktan çekinen ergenler, kendilerini korumak için iletişimi sınırlayabiliyor.
Erdoğan bu noktada ebeveynlerin tutumunun belirleyici olduğunu söyleyerek, “Birçok genç, duygularını paylaştığında hemen çözüm önerileriyle karşılaşacağını düşünür. Oysa bazen sadece dinlenmek isterler. Dinlenmediklerini hissettiklerinde ise en kısa yanıtı verirler: ‘Bilmiyorum.’” şeklinde konuştu.
Ergenler Kendi Alanlarını Korumak İstiyor
Ergenlik, birey olma ve sınır koyma sürecidir. Bu dönemde gençler sürekli sorgulandıklarını ya da kontrol edildiklerini düşündüklerinde iletişimden uzaklaşabilir. “Bilmiyorum” cevabı bazen bu sınırı koymanın en hızlı yolu haline gelir.
Erdoğan’a göre bu durum ebeveynler tarafından yanlış okunabiliyor:
“Gençler bazen sadece kendi alanlarını korumak ister. Bu durum saygısızlık değil, birey olma sürecinin doğal bir parçasıdır.”
Bazı Soruların Cevabı Zaman İster
Yetişkinler çoğu zaman sorularına anında yanıt bekler. Ancak gençler için durum farklıdır. Soru sorulduğunda henüz düşünmemiş olabilirler ya da duygularını toparlamak için zamana ihtiyaç duyabilirler. Bu durumda “bilmiyorum”, aslında “henüz hazır değilim” anlamına gelebilir.
Duyguları Kelimelere Dökmek Her Zaman Kolay Değil
Bazı gençler yaşadıklarını anlatmak yerine davranışlarıyla ifade eder. İçe kapanma, öfke, sessizlik ya da uzaklaşma gibi tepkiler, ifade edilemeyen duyguların dışa vurumu olabilir. Bu noktada “bilmiyorum” kelimesi, anlatılamayan duyguların yerine geçen bir ifade haline gelir.
Ebeveynler Nasıl Yaklaşmalı?
Uzmanlara göre ergenlerle sağlıklı iletişim kurmanın yolu baskıdan değil, güven ortamından geçiyor.
Yeşim Tiryaki Erdoğan ailelere şu önerilerde bulunuyor:
Baskıyı azaltın. Israrcı sorular ve sürekli sorgulama gençlerin daha fazla geri çekilmesine yol açabilir. Zaman tanıyın ve konuşmak için doğru anı beklemek iletişimi kolaylaştırır. Yargılamadan dinleyin, her konuşmanın çözüm üretmek zorunda olmadığını unutmayın. Bazen gençler sadece duyulmak ister. Onlara danışın, çünkü; fikirlerinin sorulması ve görüşlerinin önemsenmesi, gençlerde güven duygusunu artırır.
“Bilmiyorum” Aslında Bir Kapı Olabilir
Erdoğan’a göre ebeveynlerin bu kelimeyi farklı bir gözle okumayı öğrenmesi gerekiyor. Erdoğan, “Bazen ‘bilmiyorum’ sadece bir cevap değildir. ‘Bunu paylaşmaya henüz hazır değilim’ demenin başka bir yoludur. Eğer ebeveynler sabırla ve yargılamadan yaklaşırsa, o kapı bir gün mutlaka aralanır. Ergenlik döneminde iletişimin en güçlü aracı sabır, anlayış ve güvendir. Gençlerin söylediği kelimeler kadar söyleyemediklerini de duyabilmek ise sağlıklı aile ilişkilerinin temelini oluşturuyor.” diyerek sözlerinin tamamladı.
.













