Çocuklar Neden Konuşmuyor?
Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan, ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu iletişimde küçük değişikliklerin büyük farklar yaratabileceğini söylüyor. Erdoğan’a göre çocukların suskunluğu çoğu zaman iletişim kopukluğundan değil, yanlış sorular ve yanlış zamanlamadan kaynaklanıyor.
Birçok ebeveyn için çocuklarıyla iletişim kurmak zaman zaman oldukça zor bir sürece dönüşebiliyor. Özellikle ergenlik döneminde, sorulara verilen kısa cevaplar, aniden biten sohbetler ve uzun sessizlikler ailelerin en çok şikâyet ettiği konuların başında geliyor.
“Ebeveyn–Çocuk İletişimi Bazen Mayın Tarlası Gibi”
Günümüz ebeveynlerinin en çok dile getirdiği sorunlardan biri, çocuklarıyla özellikle ergenlik döneminde sağlıklı iletişim kuramamak. Bir gün keyifle yapılan sohbetin ertesi gün tamamen kapanması, sorulara verilen tek kelimelik cevaplar ve uzun sessizlikler birçok aile için tanıdık bir tablo.
İz Koçluk’tan Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan, ebeveynlerin bu durumu çoğu zaman çocukların isteksizliği olarak yorumladığını ancak asıl meselenin çoğu zaman iletişimin biçimi olduğunu belirtiyor. Erdoğan’a göre, çocuklarla konuşmak bazen “halıya dökülmüş lego parçalarının üzerinde yürümek” gibi hassas bir süreç.
“Bir gün rahatlıkla konuşulan bir konu ertesi gün tamamen farklı algılanabilir. Sorularımız havada kalabilir. Ancak küçük iletişim değişiklikleriyle çocuklarımızla kurduğumuz bağ güçlenebilir” diyen Erdoğan, ebeveynlere iletişim tarzlarını gözden geçirmelerini öneriyor.
“Sorunun Cevabı Bazen Sorunun Kendisi”
Erdoğan’a göre ebeveynlerin çocuklara yönelttiği sorular çoğu zaman sohbeti başlatmak yerine bitiriyor. Erdoğan, özellikle okuldan dönen çocuğa sorulan klasik soruların iletişimi daraltabildiğine dikkat çekerek, “Çocuğa ‘Okul nasıldı?’ diye sorulduğunda alınan en yaygın cevap ‘iyi’ oluyor ve sohbet orada kapanıyor. Oysa açık uçlu, merak içeren sorular iletişimin kapısını aralayabilir.” dedi.
Erdoğan, ebeveynlerin bilgi almak yerine sohbet başlatmayı hedefleyen sorular sormasının çocukların kendilerini daha rahat ifade etmesini sağlayacağını söylüyor.
Doğru Zamanı Yakalamak İletişimin Anahtarı
Ebeveynlerin konuşmak istedikleri her anın çocuklar için uygun olmayabileceğini belirten Erdoğan, özellikle ergenlik döneminde iletişim ortamının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Ergenler çoğu zaman karşılıklı sorgu ortamında konuşmak istemez. Yan yana olunan anlarda, yürüyüşte, arabada ya da birlikte bir şey yaparken sohbet etmek onlar için çok daha rahatlatıcıdır.” şeklinde konuştu.
Bu anların aynı zamanda ait olma ve bağ kurma duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Erdoğan, iletişimin bazen planlı konuşmalardan değil, gündelik anlardan doğduğunu belirtiyor.
“Çocuklar Çözümden Önce Anlaşılmak İster”
Ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin çocuk konuşur konuşmaz çözüm üretmeye çalışmak olduğunu söyleyen Erdoğan, çoğu zaman çocukların ilk ihtiyacının tavsiye değil anlaşılmak olduğunu dile getirerek, “Birçok ebeveyn refleks olarak düzeltmeye, öğüt vermeye ya da çözüm sunmaya çalışıyor. Oysa çocuklar çoğu zaman sadece anlaşılmak ister. ‘Buna sinirlenmen çok normal’ ya da ‘Bunu yaşamak gerçekten zor olmalı’ gibi basit cümleler iletişimi güçlendirebilir.” şeklinde konuştu.
Erdoğan’a göre dinlenildiğini hisseden çocuklar, sorunlarını paylaşmaya da daha açık hale geliyor.
Kusursuz Ebeveynlik Yerine Gerçek Hikâyeler
Ebeveynlerin kendi gençlik dönemlerini anlatırken kullandıkları dilin de iletişimi etkilediğini belirten Erdoğan, özellikle “Bizim zamanımızda…” diye başlayan cümlelerin çocuklarda mesafe yaratabileceğini söylüyor. Bunun yerine deneyimleri daha samimi bir dille paylaşmanın bağ kurmayı kolaylaştırdığını vurgulayan Erdoğan, “Çocuklar mükemmel ebeveynlerden çok gerçek ebeveynlerle bağ kurar. Kusurlu hikâyeler de güçlü bir bağ yaratabilir” diyor.
Sessizlik Her Zaman Sorun Değildir
Çocukların bazen konuşmak istememesinin ebeveynlerde endişe yaratabildiğini belirten Erdoğan, bu durumun her zaman bir kopukluk anlamına gelmediğini ifade ediyor.
“Çocukların da sessiz kalma hakkı vardır. Bazen ‘Şu an konuşmak istemiyorsan sorun değil, ben buradayım’ demek bile güçlü bir güven mesajıdır.”
Erdoğan’a göre güven duygusu çoğu zaman konuşmalarla değil, bu tür küçük ama anlamlı cümlelerle inşa ediliyor.
Yargı Değil Merak Kapıları Açıyor
Ebeveynlerin çocukların davranışlarına hızlı ve kesin yargılarla yaklaşmasının iletişimi zorlaştırdığını belirten Erdoğan, merak temelli yaklaşımın daha sağlıklı bir iletişim kurduğunu söylüyor.
“‘Bunu nasıl yaparsın?’ yerine ‘Bunu yapmana ne sebep oldu?’ diye sormak, aynı durumun etkisini tamamen değiştirebilir. Yargı kapıları kapatır, merak ise yeni kapılar açar.”
“İletişim Bir Maraton”
Çocuklarla sağlıklı iletişimin tek bir yöntemle bir anda kurulamayacağını söyleyen Yeşim Tiryaki Erdoğan, ebeveynlere sabırlı olmaları gerektiğini hatırlatarak, “İletişim sihirli bir değnekle değişmez. Bu uzun bir süreçtir. Çocuklar konuşmak istediklerinde yanlarında olacağınızı biliyorlarsa doğru yoldasınız demektir.”
Erdoğan, ebeveynlere şu mesajla sesleniyor:
“Çocuklarımızı değiştirmeye çalışmak yerine onlara ulaşmaya çalışalım. Bazen bizim yapacağımız küçük değişiklikler, aramızda büyük güven köprüleri kurabilir.”
Yeşim Erdoğan – Kariyer ve Öğrenci Koçu: 1968 yılında Ankara’da doğan Yeşim Erdoğan, 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Filoloji Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından kısa bir süre eğitim sektöründe çalışmış, 1997 yılında Koçbank İnsan Kaynakları Yönetimi departmanında görev almaya başlamıştır.
Yaklaşık 15 yıl süren bankacılık kariyeri boyunca insan kaynaklarının Özlük İşleri, Kariyer Yönetimi ve İşe Alım Yönetimi süreçlerinde aktif rol üstlenmiş; çalışan gelişimi, işe alım ve kariyer planlama alanlarında önemli deneyimler kazanmıştır. 2012 yılında bankacılık sektöründen ayrılarak kariyerinde yeni bir yön belirleme kararı almıştır. İnsan kaynakları alanındaki çalışmalarını sürdürürken İnsan Kaynaklarına Giriş, Önce İnsan, Görüşme Teknikleri, Danışılan Danışman, Güçlü İletişim, Bilgi Güvenliği ve İş Kanunu gibi birçok eğitim alarak mesleki gelişimini desteklemiştir. Bunun yanı sıra Öğrenme Etkinliği, Duygusal Zekâ, Takım Olmak, Y Kuşağı ve Organizasyonel Beceriler ile NeoPIR eğitimleri, gençlerle daha yakından çalışmasına ilham vermiştir. Özellikle işe alım süreçlerinde gençlerin enerjisi ve potansiyeli, onu gençlerin gelişimine katkı sağlayacağı bir alana yöneltmiştir.
Koçluk mesleğiyle “Yüksek Performans için Koçluk Becerileri” eğitimiyle tanışan Erdoğan, 2014 yılında aldığı Eğitim ve Öğrenci Koçluğu ile DEHB Koçluğu eğitimleriyle profesyonel koçluk yolculuğuna başlamıştır. Günümüzde üniversite sonrası iş hayatına adım atan gençlere kariyer koçluğu, eğitim hayatına devam eden öğrencilere ise öğrenci koçluğu yaparak onların potansiyellerini keşfetmelerine destek olmaktadır.
2015 yılından bu yana İz Koçluk bünyesinde Eğitim Direktörü, profesyonel koç ve mentor olarak görev yapan Yeşim Erdoğan, eğitim kurumlarında gerçekleştirdiği atölye çalışmalarıyla gençlerin kendilerine güvenerek yollarına devam etmeleri için onları cesaretlendirmekte ve güçlendirmektedir.












