• İletişim: info@guncelkadin.com.tr
Güncel Kadın
Advertisement
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj
No Result
View All Result
Güncel Kadın
No Result
View All Result

İstanbul modern sinema’da sessiz film günleri

Güncel Kadın by Güncel Kadın
28 Mart 2026
in Sanat
0
İstanbul modern sinema’da sessiz film günleri
0
SHARES
3
VIEWS
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsapp PaylaşLinkedin'de PaylaşPaylaşPaylaş

Erken sinemanın büyüleyici dünyası canlı müzik eşliğinde İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşuyor. “Sessiz Film Günleri” 2 Nisan’da başlıyor.

İstanbul Modern Sinema, 2–5 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlediği “Sessiz Film Günleri” ile erken sinemanın farklı estetik ve tematik yönelimlerini bir araya getiriyor. Eye Filmmuseum işbirliği ve Elif Rongen Kaynakçı’nın eş küratörlüğünde hazırlanan program, canlı müzik eşliğinde gösterimler ve özel sunumlarla zenginleşiyor.

1918’den başlayarak sinema tarihinin erken dönemine uzanan 13 filmlik seçki; emek ve üretim imgelerinden doğayı soyutlayan avangart çalışmalara, 20. yüzyıl başının moda dünyasından sualtı sahneleriyle öne çıkan yapımlara kadar geniş bir yelpaze sunuyor.

Programın öne çıkan yapımları arasında; Alman Dışavurumculuğu’nun görsel estetiğini doğal oyunculuk anlayışıyla birleştiren Robert Wiene imzalı Raskolnikov (1923); Brezilyalı yönetmen Mário Peixoto’nun 22 yaşında çektiği ve sinema tarihinin en çarpıcı avangart örneklerinden biri kabul edilen Limite (1931); “bir Kiev senfonisi” olarak anılan ve Mikhail Kaufman imzasını taşıyan Baharda (Vesnoi, 1929) ile Muhsin Ertuğrul’un Ukrayna Foto Sinema İdaresi’nde çalıştığı dönemde çektiği ve 92 yıl sonra yeniden gün yüzüne çıkan Tamilla (1924) yer alıyor.

Canlı müzik eşliğinde sessiz filmler

Program kapsamında yedi sessiz film, İtalyan piyanist Andrea Goretti, Ekin Fil, Kornelia Binicewicz, Komos grubu, Gonca Varol ve Orhan Deniz & Onur Başkurt canlı müzik performansları ve sunumları eşliğinde izleyiciyle buluşuyor. Bu yılın teması, erken dönem sinemada stencil-renk kullanımı olarak öne çıkıyor. Bu renklerin restorasyonuna odaklanan Fantastik Çiçekler, Defile Sineması ve Cyrano de Bergerac gibi gösterimler, Elif Rongen Kaynakçı’nın, Tamilla filmi ise akademisyen Ahmet Gürata’nın sunumlarıyla izleyici karşısına çıkıyor.

Ayrıca Dariush Mehrjui imzalı, İran Yeni Dalgası’nın kurucu örneklerinden ve yakın zamanda restore edilen Postacı (Postchi, 1972) filminin Türkiye prömiyeri, programda erken ve modern sinema arasında güçlü bir köprü kuruyor.

PROGRAM

Aşk Sultanı, 1919

Zalim hükümdar Sultan Malik’in yaşama sevincini yeniden kazanması için üç elçi, ona uygun bir eş bulmak üzere yola çıkar. Elçilerden Kadjar, komşu krallıkta Prenses Daoulah’yı bulur; ancak genç kadın, sakladığı bir sır nedeniyle sultanın tekliflerini reddeder. Film, Doğu masallarını andıran yapısıyla aşk, arzu ve iktidar temalarını bir araya getirir. Güney Fransa’da kurulan bir stüdyoda tasarlanan “Binbir Gece” atmosferi, pochoir (şablon) renklendirme tekniğiyle öne çıkar. Yapım, erken sinemanın görsel zenginliğini, Batı’nın Doğu’ya dair egzotik ve indirgemeci bakışını yansıtan bir temsil dünyasında sunar.

Baharda, 1929
Dziga Vertov’un kardeşi ve yakın çalışma arkadaşı Mikhail Kaufman, Kiev’i “cine-eye” yaklaşımıyla gözlemleyen bir şehir portresi sunar. Film, kentin uyanışını gündelik hayatın ritmi ile doğanın lirik görüntüleriyle birlikte ele alır. Vertov’un sanayi ve teknoloji odaklı yaklaşımından farklı olarak Kaufman’ın kamerası insan yüzlerine, çocuklara, hayvanlara ve mevsimsel dönüşümlere yönelir. Bu yönüyle Baharda, modern kent deneyimini şiirsel ve insani bir bakışla ele alan erken dönem bir örnek olarak öne çıkar.

Beyaz Fundalık, 1919

Lord Angus Cameron’ın kalenin kahyası Marion Hume ile yaptığı gizli evlilik, onun yeni hayatının önünde engel oluşturur. Bu evliliğin tek kanıtı, “Beyaz Fundalık” adlı batık bir yatta bulunan belgedir. Marion’un çabaları sonuçsuz kalınca Cameron ve ona âşık olan Alec McClintock belgeyi ele geçirmek için batığa iner. Bu dalış, sualtında ölümcül bir yüzleşmeye dönüşür. Melodram ile görsel ihtişam arasındaki gerilimi yansıtan film, özellikle sualtı sahneleriyle erken dönem sinemanın teknik ve anlatısal arayışlarını görünür kılar.

Cyrano de Bergerac, 1925

17. yüzyıl Fransası’nda geçen film, zekâsı ve cesaretiyle tanınan ancak fiziksel görünümü nedeniyle karşılıksız bir aşka mahkûm olan Cyrano’nun hikâyesini anlatır. Sevdiği kadının, duygularını ifade edemeyen yakışıklı bir askere âşık olması üzerine Cyrano, kendi sözlerini başkasının sesiyle dile getirerek bu aşkın görünmez yazarı olur. Görkemli dekor ve kostümlerinin yanı sıra, neredeyse bütünüyle Pathé stencil color tekniğiyle renklendirilmiş olmasıyla dikkat çeker. Üç yıl süren el boyamasıyla tamamlanan yapım, uzun süre kayıp sanıldıktan sonra 1996’da yeniden keşfedilmiştir.

Ejderha Ressamı, 1919

Sessue Hayakawa’nın başrolünde olduğu film, dağlarda münzevi bir yaşam süren ressam Tatsu’nun hikâyesini anlatır. Nişanlısının bir ejderha tarafından kaçırıldığına inanan Tatsu’nun bu saplantısı, sanatsal ilhamına dönüşür. Yeteneği keşfedildikten sonra ünlü ressam Kano Indara’nın evine girer; ancak Kano’nun kızında kayıp prensesini görmesi, giderek büyüyen bir çatışmaya yol açar. Romantik ve mitolojik unsurları bir araya getiren film, büyük ölçüde Asyalı oyunculardan oluşan kadrosuyla sessiz dönem Hollywood’un nadir örneklerinden biridir.

İşçi Tulumu, 1914 + İplik Fabrikasında, 1972
Macar sinemasından, aralarında 58 yıl bulunmasına rağmen tematik olarak birbirini tamamlayan iki film: İşçi Tulumu, zengin bir fabrika sahibinin yolsuzlukları araştırmak için işçi kılığına girmesiyle gelişen melodramatik bir anlatı kurar. Uzun süre yanlış etiketlenmiş bir kopya olarak dolaşımda kalan film, 2017’de Eye Filmmuseum tarafından yeniden keşfedilip restore edilmiştir.
İplik Fabrikasında ise bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçilerin gündelik hayatını gözlemsel bir yaklaşımla ele alır. Fabrikanın ritmi ile kişisel anlatıları bir araya getirerek emeğin estetiğini ve çalışma koşullarını görünür kılar.

Fantastik Çiçekler, 1906–1920

Çiçek teması etrafında kurgulanan bu derleme, parklar, gündelik yaşam ve erken dönem trick filmleri aracılığıyla çiçeklerin estetik ve simgesel kullanımını bir araya getirir. Yakın planlar ve ışık oyunlarıyla doğa, anlatıdan bağımsız bir görsel deneyime dönüşür. Pathécolor ve benzeri şablon teknikleriyle elde edilen canlı renkler, erken sinemanın görsel zenginliğini ortaya koyar.

Defile / Sinema

Moda, performans ve sinemanın kesişiminde yer alan bu seçki, hareket eden beden ve giysi üzerinden görselliği öne çıkarır. 1910’lar ve 1920’lerde Fransa’da üretilen kısa moda filmleri, uzun metraj öncesi gösterilerek bir “görüntü dergisi” işlevi görür. EYE Filmmuseum tarafından nitrat kopyalardan restore edilen yapımlar, özgün renklerini yeniden kazanır.

Limite, 1931
Mário Peixoto’nun 22 yaşında çektiği tek uzun metrajı Limite, avangart sinemanın erken örneklerinden biridir. Denizde sürüklenen bir adam ve iki kadının hikâyesi, geri dönüşlerle açılan geçmişleri üzerinden ilerler. Parçalı anlatı yapısı ve güçlü görsel imgeleriyle lineer hikâye anlatımını reddeden film, sinemanın anlatıdan bağımsız bir düşünme alanı olabileceğini gösterir.

Postacı, 1972
Dariush Mehrjui, İnek (1969) filminin ardından bu yapımda İran’ın hızlı Batılılaşmasının yarattığı kırılmaları ele alır. Çekingen bir postacı olan Taghi’nin hayatı, Batı’dan dönen bir girişimcinin müdahalesiyle sarsılır. Hiciv ve alegoriyi bir araya getiren film, toplumsal baskının yanı sıra karakterin zihinsel çözülüşünü görünür kılar.

Raskolnikov, 1923
Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanından uyarlanan film, işlediği cinayetin ardından suçluluk duygusuyla yüzleşen bir gencin hikâyesini anlatır. Moskova Sanat Tiyatrosu oyuncularının yer aldığı yapım, tiyatro ile sinema arasında özgün bir geçiş alanı kurar. Natüralizmi reddeden ifadeci görsel diliyle, dönemin estetik arayışlarını yansıtan önemli bir örnek olarak öne çıkar.

Tamilla, 1924

Türkiye tiyatro ve sinemasının öncü isimlerinden, Darülbedayi’nin kurucusu Muhsin Ertuğrul’un Ukrayna Foto Sinema İdaresi’nde (VUFKU) çalıştığı dönemde çektiği Tamilla, Ferdinand Duchêne’in romanından uyarlanan, 1920’lerde Fransız sömürgesi altındaki Cezayir’de geçen trajik bir kadın hikâyesini anlatır. Küçük yaşta babası tarafından para karşılığında evlendirilen Tamilla, yıllar boyunca farklı erkeklere “satılarak” süren bir sömürü döngüsüne hapsolur; annelik, yoksulluk ve şiddetle örülü yaşamı onu geri dönüşü olmayan bir yalnızlığa sürükler. Uzun yıllar kayıp olduğu düşünülen film, Ukrayna arşivlerinde bulunarak Türkiye’de ilk kez 2019’da Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterildi. Filmin Almanya Federal Arşivi’nde (Bundesarchiv) bulunan altı makaralık daha uzun versiyonu ise Türkiye’de ilk kez bu programda izleyiciyle buluşuyor.

“Vahşi Aşk” seçkisi, 1912–1913

Aslan Terbiyecisinin İntikamı, 1912

Bir sirk gösterisinin yıldızı olan aslan terbiyecisi Herman ile asistanı Cleo’nun ilişkisi, aşk ve kıskançlık ekseninde gelişir.

Aslan Terbiyecisi Nelly, 1912
Aslan terbiyecisi Nelly’nin bir aristokratla kaçma kararı, kısa sürede pişmanlık ve yıkıma dönüşür.

Mütebessim Kadın, 1912

Gizemli bir kadın, iki hayranı arasındaki rekabeti mesafeli bir tebessümle izler.

Kri Kri Afyon İçiyor, 1913

Yanlışlıkla afyon içen Kri Kri’nin halüsinasyonları, erken sinemanın deneysel anlatımını öne çıkarır.

Önceki Yazı

Eti’den genç kızlara kariyer desteği!

Sonraki Yazı

Dr. Sermin Kesebir: Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!

Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sonraki Yazı
Dr. Sermin Kesebir: Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!

Dr. Sermin Kesebir: Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!

Plugin Install : Widget Tab Post needs JNews - View Counter to be installed
  • Popüler
  • Yorum
  • En Son
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

21 Kasım 2024
İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

İstanbul’u Kanatları Altına Alan Ressam İrem Çamlıca : “İstanbul Yeri Göğü Altın Şehir”

4 Eylül 2024
Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 28 Temmuz-3 Ağustos Gökyüzü Gündemi

Astroloji Yolculuğu: Gökyüzünden Haberler 2024’de Burçları Neler Bekliyor?

27 Temmuz 2025
Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

Sizi Daha Genç Gösterecek Saç Renkleri

22 Ocak 2024
Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

Semra Kosovalı: Seçim sonucu ve gelecek

0
Duygu Şengül: Türkiye’de kadının var olma sorunu

Duygu Şengül : Duygu’sal Aforizmalar

0
Ayşe Demir: DO-ra-to

Ayşe Demir: DO-ra-to

0
Buket Keskinol: Toprak Ana Gaia

Buket Keskinol : İskenderunlu olmak

0
Bodrum acı ot festivali başladı: Yağmura rağmen yoğun ilgi

Bodrum acı ot festivali başladı: Yağmura rağmen yoğun ilgi

28 Mart 2026
Akdeniz’den Toroslar’a uzanan yarışta zirve sahiplerini buldu

Akdeniz’den Toroslar’a uzanan yarışta zirve sahiplerini buldu

28 Mart 2026
Longevity, egzozom ve aromaterapi uzmanları aynı sahnede buluştu

Longevity, egzozom ve aromaterapi uzmanları aynı sahnede buluştu

28 Mart 2026
Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…

Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…

28 Mart 2026

Son Yazılar

Bodrum acı ot festivali başladı: Yağmura rağmen yoğun ilgi

Bodrum acı ot festivali başladı: Yağmura rağmen yoğun ilgi

28 Mart 2026
Akdeniz’den Toroslar’a uzanan yarışta zirve sahiplerini buldu

Akdeniz’den Toroslar’a uzanan yarışta zirve sahiplerini buldu

28 Mart 2026
Longevity, egzozom ve aromaterapi uzmanları aynı sahnede buluştu

Longevity, egzozom ve aromaterapi uzmanları aynı sahnede buluştu

28 Mart 2026
Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…

Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…

28 Mart 2026
Güncel Kadın

Güncel Kadın

Sosyal Medya

Kategoriler

  • Anasayfa
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Genel
  • Güncel Haberler
  • Güncel Sağlık
  • Güzellik
  • İş Dünyası
  • Magazin
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Sanat
  • Yaşam
  • Yazarlar

Son Haberler

Bodrum acı ot festivali başladı: Yağmura rağmen yoğun ilgi

Bodrum acı ot festivali başladı: Yağmura rağmen yoğun ilgi

28 Mart 2026
Akdeniz’den Toroslar’a uzanan yarışta zirve sahiplerini buldu

Akdeniz’den Toroslar’a uzanan yarışta zirve sahiplerini buldu

28 Mart 2026
  • İletişim: info@guncelkadin.com.tr

© 2023 Güncel Kadın.

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • İş Dünyası
  • Ekonomi
  • Moda
  • Güzellik
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Sanat
  • Röportaj

© 2023 Güncel Kadın.