Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri ilişkiler daha kolay başlamıyor; daha kolay bitiyor. Eskiden bir ilişkiyi yıkmak için bir emek, bir mesafe, bir cesaret gerekirdi. Şimdi ise bir mesaj, bir takip, bir gizli konuşma yeterli. Bu kadar kolay ulaşılabilir olmak, insanları daha sadık yapmadı; aksine sınırlarını daha belirsiz hale getirdi.
İlişkilerde en tehlikeli şey çoğu zaman büyük ihanetler değildir. Küçük kaymalar, küçük gizlemeler, “önemsiz” denilen temaslardır. Birinin hikâyesine sürekli cevap vermek, gece mesajlaşmaları, partnerinden gizlenen küçük konuşmalar… Bunların hiçbiri tek başına büyük bir sorun gibi görünmez. Ama hepsi birlikte, ilişkinin içinde görünmeyen bir alan açar. Ve o alan zamanla büyür.
Sosyal medya bu alanı besleyen bir zemin haline geldi. Çünkü burada herkes ulaşılabilir, herkes potansiyel bir alternatif ve herkes kendini olduğundan daha cazip, daha dikkat çekici gösterebilir. Bu durum insanın zihninde şu soruyu sürekli canlı tutar: “Acaba daha iyisi var mı?” Oysa bir ilişkiyi sürdüren şey seçeneklerin yokluğu değil, seçilmişliğin değeridir.
Bugün birçok ilişkide yaşanan şey tam olarak budur: İnsanlar ilişkilerinden çıkmadan, başka ihtimallere kapı aralamaya başlıyor. Kendilerine bunu ihanet olarak da tanımlamıyorlar. “Sadece konuşuyoruz”, “önemli bir şey yok”, “abartıyorsun” gibi cümleler, aslında bir şeylerin çoktan değiştiğinin en net göstergesi oluyor. Çünkü dürüstlük kaybolduğunda, ilişki zaten zayıflamaya başlamıştır.
Yalan burada devreye giriyor. Ve yalan çoğu zaman düşündüğümüz kadar karmaşık değil; oldukça basit bir yerden geliyor. İnsan, yaptığı şeyin yanlış olduğunu bilir ama sonuçlarıyla yüzleşmek istemez. Bu yüzden gerçeği eğip bükmeye başlar. En zor olan ise şudur: Karşındaki insanın gözünün içine bakarak, hiç tereddüt etmeden yalan söyleyebilmesi. Bu yalnızca güveni sarsmaz; insanın kendi gerçekliğini de sorgulamasına neden olur. “Ben mi yanlış anlıyorum?” diye düşünmeye başlarsın. Oysa hissettiğin şey çoğu zaman doğrudur; sadece kabul etmek ağır gelir.
Sosyal medya ilişkilerde yalnızca aldatmayı kolaylaştırmıyor, aynı zamanda aldatmayı görünmez kılıyor. Fiziksel bir temas olmadığı sürece birçok kişi kendini “sadık” olarak tanımlamaya devam edebiliyor. Oysa sadakat yalnızca bedensel bir sınır değildir. Zihnin ve kalbin başka birine kaymaya başladığı anda, ilişki zaten değişmiştir.
Burada belki de en kritik mesele sınırdır. Sınır koyabilen insan, seçenekler arasında kaybolmaz. Kiminle ne konuştuğunu, neyi paylaşacağını, neyi paylaşmayacağını bilir. Ama sınırı olmayan insan için sosyal medya sonsuz bir kaygan zemin haline gelir. Her yeni etkileşim küçük bir adım gibi görünür ama insan fark etmeden bulunduğu yerden uzaklaşır.
İşin bir diğer tarafı da kadınlar arasındaki görünmez rekabet. Sosyal medya bu rekabeti daha da keskinleştirdi. Bir kadının hayatına, ilişkisine, hatta eşine ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Bu durum bazen bilinçli, bazen farkında olunmadan, başka bir kadının alanına girilmesine neden oluyor. Ve en acı olanı şu: Kadınlar çoğu zaman birbirlerinin yarasını büyütüyor. Oysa en çok ihtiyaç duyulan şey, birbirinin sınırına saygı göstermek.
Bütün bunların ortasında insanın kendine dönüp sorması gereken çok basit ama zor bir soru var: “Ben neyi kabul ediyorum?” Çünkü bir ilişkide yaşanan her şey, bir noktada bizim sınırlarımızla da ilgilidir. Karşımızdaki insanın yaptığı şey onun karakterini gösterir; ama bizim neye izin verdiğimiz de bizim kendimize verdiğimiz değeri.
Sosyal medya çağında ilişkiler daha karmaşık, daha hızlı ve daha kırılgan. Ama bazı şeyler hâlâ çok net. Dürüstlük hâlâ dürüstlük. Sadakat hâlâ sadakat. Ve bir insanın karakteri, seçenekleri varken ne yaptığıyla anlaşılır.
Bazen kabullenmek zor olur. Özellikle de gerçeği görmek istemediğinde. Ama bazı gerçekler vardır ki insanı yıkarak değil, uyandırarak büyütür. Ve belki de en sade haliyle mesele şudur: Bir ilişkiyi yıkan şey sosyal medya değil; sınır koyamayan, dürüst olamayan ve ne istediğini bilmeyen insanlardır.
Dr. Bahar Zeynep Barut
Tüm yazılarım telif hakkı kapsamındadır.
beyondtohuman.com












