Bu yazımı yazmıştım ve eğer Erdoğan %52 alırsa yayınlanması için gazeteye gönderecektim.
Erdoğan, beklediğim gibi % 52 aldı ve yazımı beni bilenler okuyup anlasın diye gazeteye gönderdim.
Erdoğan’ın %52 alması kazandığı anlamına gelmez. Türk Devletinin böyle karar verdiği anlamına gelir ve siyaseti bilenler için bu açık bir işarettir. Türkiye’de siyaseti bilenlerin sayısı çok azdır. Herkes şovenisttir, siyasetçi olduğunu zanneden artistlerdir. Siyaseti iyi bilenler de işaretleri okur, hazırlanır ve bekler.
%52 ne anlama gelir açıklayayım; Sinan Oğan’ın %5 oyu nerede kaldı, onlar da eklenseydi zaten Erdoğan açık ara fark atacaktı. Onca vatandaşlık almış yabancıya ve Sinan Oğan’ın oylarına rağmen %52 alması Türk aklının aktif rolünü gösterir.
Bundan sonra neler mi olacak? ”
https://www.guncelkadin.com.tr/semra-kosovali-secim-sonucu-ve-gelecek/
Bu paragraftaki yazımı aratarak tamamını okuyabilirsiniz. Bir milyondan fazla görüntülenme almıştı ve ardından da ben ilginç telefonlar almıştım.
Bu yazımda bir devlet aklından bahsetmiştim. Bu devlet aklını en güzel PUTİN anlattı ve sonra Devlet Bahçeli de onaylamış oldu.
Vladimir Putin, 2017 yılında Fransız Le Figaro gazetesine verdiği röportajda devlet aklını açık açık itiraf etti:
“Başkanlar gelir ve gider ama politika hiçbir zaman değişmez.
Neden biliyor musunuz?
Bürokrasinin gücü yüzünden. Biri seçildiğinde birtakım fikirlere sahip olabilir. Sonra kalın çantalı adamlar gelir: koyu takım elbiseli, aynı benim gibi ama kırmızı kravatları yoktur, siyah ya da lacivert giyerler ve işin nasıl yapıldığını anlatmaya başlarlar.”
Putin’in bu sözleri, siyaset biliminde “Deep State” (Derin Devlet) veya daha teknik adıyla “Establishment” (Müesses Nizam) denilen yapının deşifre edilmesidir aslında.
PUTİN; modern devlet aygıtının “karar alıcı” mekanizmasının sandıktan çok daha derinde olduğunu iddia ediyor.
“Koyu Takım Elbiseli Adamlar” dediği kişiler ise bürokrasinin sürekliliğini sağlayan isimsizler ve uyguladıkları da Demir Kanunlardır.
Bir başkanın görev süresi en fazla 4 veya 8 yıldır. Ancak o “kalın çantalı adamlar” 30-40 yıl boyunca aynı koridorlarda devletin devamlılığı için sessizce çalışır. Putin’e göre, bir başkan ne kadar karizmatik veya yenilikçi gelirse gelsin, devletin jeopolitik hafızası ve kemikleşmiş çıkarları bu yeni ismi bir süre sonra terbiye eder.
Bunları söyleyen kişi dünyanın süper gücü olan bir ülkenin 27 yıllık başkanı!
Peki, Türkiye’de durum ne?
“Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir. Her şey değişecektir; öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez!”
2023 Mayıs ayında Devlet Bahçeli neden bu cümleyi söyledi?
Devlet Bahçeli neyi biliyordu?
Hükümetler aslında dikkat dağıtıcılardır. Asıl plan arkada kurulur ve uygulanır. Putin’in ve Bahçeli’nin de ima ettiği; devlet aklı, demir kanunlar, müesses nizam, derin devlet kavramları, gerçek karar vericilerdir.
Bunu bilenler, siyaseti dikkat dağıtıcılara yani hükümetlere bakarak yorumlamazlar, görünmeyene konuşulmayana ama işaretleri verilenlere odaklanırlar.
İşaretleri okuyan biri olarak 2020 yılından itibaren İmamoğlu’nun sonunun iyi olmayacağını 7 yıl boyunca onun döneminde Kadın Çalışmaları Başkanlığı yapmış birisi olarak her yerde anlattım, her fırsatta yazdım ve ona ve ekibine de yanlış yaptıklarını ilettim. Etrafında bir tane devlet aklını bilen olmayınca o özgüvenle hata üstüne hata yaptılar. Devlet aklı, önce sessizce izledi, tam ortalık cehenneme dönmeden, İran’a saldırılar başlamadan aylar önce tutuklamalar başladı.
O gün tüm bunların nedenini göremedi hiç kimse ama bugün ülke olarak içine düştüğümüz koşulların zorluk derecesini gördükten sonra ülkeyi yönetmeye talip olan dirayetsiz ve kifayetsiz kadroların neden şu an siyaset arenasında olmaması gerektiği anlaşılır oldu.
Zafiyetleri olan kişilere ülke yönetimleri bırakılmaz, bu devlet aklının en temel kuralıdır.
Hükümetler yalnızca baktığınız resimdir. Büyük kararlar derinlerden gelir ve erkenden uygulanmaya başlar. Gözünüzün önünden bugünler için birini hazırlarlar. Ülke maddi zorluklar yaşarken Afrika, Avrupa’da Balkanlar ve Asya gibi kıtalardaki bazı ülkelere anlamsız yatırımlar yapılır.
Siz neler olduğunu, vatan badirelerden geçtikten sonra anlarsınız.
Ha bu arada tüm kararları devlet aklı almaz elbette, devamlılığın sağlanması gerektiği noktalarda harekete geçer. Hükümetler gündelik yaşamın işleyişini sağlayan kararları alır ve uygular. Ne zaman ki bu kararlar devletin devamlılığı için tehlike yaratacak o zaman harekete geçer devlet aklı. (Devlet Bahçeli aklı değil, devlet aklı : )
Devlet aklı duygusallıktan da uzaktır. Şu şartlara bakınca açıkçası 2027-2028 yıllarında bir seçimin dahi olacağını düşünmüyorum.
Hemen karamsarlığa düşmeyin ama!
2030’lu yıllardan sonra eğitimlerini onur dereceleriyle yapmış, vizyoner, başarılı, vatan aşkıyla görevinin başında olacak genç bir lidere de hazırlanıyor Anadolu’m.
Karamsarlık asla yok, devletin aklı olduğu gibi bu akıl, insanların içinde de saklıdır. Aptallıklar yapar, hatalar yapar lakin bir an gelir ve o akıl devreye girer en önde cepheye koşar.
Şu an insanlar neden bu kadar sakin?
Çünkü sorunun büyüklüğünü görüyor. İmamoğlu olayı fanatiklerinin peşinden koşacağı bir avuç insanın konusu, diğerleri ise hata yapmasaydı diyor.
Çünkü İran’dan sonra sıra Türkiye’de diyenlerin ne demek istediğini biliyor.
Çünkü Yunanistan’ın adalara yığınak yaptığını ABD’nin Yunanistan Dedeağaç’a yerleştiğini biliyor.
Çünkü Müslüman dünyasından kimseye hayır gelmeyeceğini görüyor.
Ve bombalar düşerse üstümüze diye içsel hazırlığını yapıyor.
Ülkenin içi karışırsa en zayıf anımızda en büyük saldırıyı darbeyi yeriz!
UYANIK OL EY VATAN!
İÇERDE VE DIŞARDA KİMSENİN OYUNUNA GELME!
Şu saatten sonra bu vatana düşmanlık yapan içerdeki ve dışardaki herkese düşmanım ben de…
VE BAYRAĞI BUGÜNE DEK DÜŞÜRMEYEN ÖTE ALEMDEKİ ATALARIMIZA, GÜNÜMÜZDE DE DEVLET AKLINI TAŞIYAN İSİMSİZLERE, SONSUZ SAYGI VE SEVGİYLE…













