Aydın Doğan Vakfı, Birleşmiş Milletler 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, bilimde fırsat eşitliğine dikkat çekti. “Ortak Akıl, Eşit Bilim” temasıyla Doğan Holding’de gerçekleştirilen buluşma, planlamasından sahne akışına kadar tamamen vakıf tarafından desteklenen öğrencilerin liderliğinde hayata geçirildi.
Toplumsal cinsiyet eşitliği ve eğitim odaklı çalışmalarıyla öne çıkan Aydın Doğan Vakfı, bilim ve teknoloji dünyasında kadınların daha güçlü bir şekilde yer alması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında bu yıl düzenlenen etkinlikte, bilimin çoğulcu yapısına ve kolektif üretimin gücüne vurgu yapıldı. Etkinliğin ana teması olan “Ortak Akıl, Eşit Bilim” söylemiyle, farklı bakış açılarının ve deneyimlerin bir araya gelmesinin, bilimsel ilerlemenin en temel şartı olduğu mesajı verildi.
Bu yılki organizasyonun en dikkat çekici yönü, sürecin tamamen gençler tarafından yönetilmesi oldu. Aydın Doğan Vakfı tarafından desteklenen gençlerden oluşan “Genç Bilim Elçileri Komitesi”, panelistlerin seçiminden etkinlik içeriğinin kurgulanmasına kadar her aşamada aktif rol üstlendi. Genç kadınların sadece izleyici değil, bizzat süreci tasarlayan olduğu etkinlik, Aydın Doğan Vakfı’nın cinsiyet eşitliği vizyonunun somut bir örneğini oluşturdu. Etkinliğin görsel hafızasını oluşturan fotoğraf ve video çekimleri ise İstanbul-Bahçelievler Aydın Doğan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından gerçekleştirildi.
Vuslat Doğan: “Bilim insanlığın ortak mirasıdır ve bu miras ancak eşitlikle büyür”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Aydın Doğan Vakfı Başkan Vekili Vuslat Doğan, dünya genelinde STEM alanlarında çalışan kadın oranının hala arzu edilen seviyelerde olmadığına dikkat çekti. Bilimde kadınların görünürlüğünü artırmanın sadece bir adalet meselesi değil, aynı zamanda bilimin niteliğini artıran bir zorunluluk olduğunu belirten Vuslat Doğan konuşmasında, bilimin insanlığın ortak mirası olduğunu ve bu mirasın ancak toplumun yarısını oluşturan kadınların masada eşit söz hakkına sahip olduğu bir ekosistemde gerçek potansiyeline ulaşabileceğini vurguladı. Gençlerin inisiyatifiyle hayata geçen bu organizasyonun önemine de değinen Doğan, gençlerin merakı ve cesaretinin, daha aydınlık bir geleceğin teminatı olduğunu ifade etti.
Açılış konuşmasının ardından, moderasyonunu yine bursiyer öğrencilerin üstlendiği panele geçildi. Panelde, teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarıyla tanınan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Blockchain Women Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Çağla Gül Şenkardeş ile kanser immünolojisi alanında uluslararası başarılara imza atan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi Grup Lideri Doç. Dr. Duygu Sağ konuşmacı olarak yer aldı. Panelistler, akademik ve profesyonel yolculuklarındaki deneyimlerini, karşılaştıkları engelleri ve başarı hikayelerini gençlerle paylaşarak, bilimde “yapamazsın” diyen önyargıların nasıl yıkılabileceğine dair ilham verici mesajlar verdi.
Feminizmin, bu dünyada yaşayan tüm insanların eşit hak ve özgürlüklere sahip olması gerektiğine inanan bir bakış açısı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çağla Gül Şenkardeş konuşmasında, “Bugün teknoloji ve mühendislik gibi erkek egemen alanlarda, kadınların önüne söylemlerle ve bilinçsiz önyargılarla örülmüş görünmez duvarlar çıkabiliyor. Bizler, yapay zekanın ve dijital evrenin inşa edildiği bu kritik dönemde mutlaka masada olmak zorundayız. Çünkü teknolojiyi ve geleceği eğer nüfusun sadece belli bir kesimi inşa ederse, ortaya çıkan dünya da kadınları ve toplumun tamamını kapsamaz. Genç kadınlara en büyük tavsiyem; hangi işi yaparlarsa yapsınlar teknolojiye daima kendi gözleriyle bakmaları, eleştirel düşünme kapasitelerini bugünden güçlendirmeleri ve kendi yollarını cesaretle inşa etmeleridir.” dedi.
Doç. Dr. Duygu Sağ ise bilim yolculuğunda her zaman kalbinin sesini dinlediğini ve kendisini asıl heyecanlandıran şeyin bilinmezi çözme tutkusunu besleyen hedeflerin peşinden koşmak olduğunu belirterek, “Bilim camiasında kadınların yetkinliklerini kanıtlamak için hala erkek meslektaşlarından daha fazla çaba sarf etmesini gerektiren, bilinçsiz önyargılarla dolu bir sistemle karşılaşıyoruz. Ancak bu tür engeller bizi yıldırmamalı, aksine içimizdeki potansiyeli daha güçlü şekilde ortaya çıkarmalıdır. Tıpkı üzerinde çalıştığımız bağışıklık sisteminin insanı hastalıklara karşı koruması gibi, içimizdeki o güçlü merak ve bilim tutkusu da bizi bu ön yargılara karşı koruyacaktır. Bilimde gerçek ilerleme, herkesin eşit şartlarda var olabildiği bir ortak akılla mümkündür.” şeklinde konuştu.
Etkinlik, genç katılımcıların bilim insanlarına yönelttiği sorular ve interaktif paylaşımlarla sona ererken, Aydın Doğan Vakfı bir kez daha eğitimde fırsat eşitliği yaratma ve genç kadınları bilim, teknoloji, mühendislik alanlarında cesaretlendirme misyonuyla projelerine devam edeceğini vurguladı.













