Bazı cümleler vardır, insanın boğazına düğümlenir.
Söylemek istersin, vazgeçersin.
“Boşver şimdi…” dersin.
İşte tam o anda bir video açılır ve biri senin yerine söyler:
Senin yıllardır yutkunup içe attığını,
o, kahkahayla, cesurca, saklamadan söyler.
İşte **@olanianlat** tam buradan doğuyor.
Hayatın orta yerinde, kalabalığın tam içinde,
**konuşulmayanı konuşan iki kadın**: **Özgü ve Ayşe.**
## Özgü: Sahnenin Üstüne Basıp Gerçeğin Üstünü Kaldıran Kadın
Özgü, adının hakkını veren bir karakter.
Sahneye çıktığı anda mekanın enerjisi değişiyor.
Ne rol yapıyor, ne poz kesiyor.
Olduğu gibi, çıplak gerçeğiyle, net tavrıyla duruyor.
– **İletişim alanında eğitimli, Sanat yönetmeni ve iletişimci kimliğiyle hem sahne arkasını hem sahne önünü bilen bi sahnede tecrübeli, hayatta cesur.**
– Duyguyu, öfkeyi, kırgınlığı, aşkı, hayal kırıklığını
bir stand-up akışı gibi akıtırken
seyirciyi hem güldürüyor, hem “tam da böyle” dedirtiyor.
– Korkusuzca, filtresiz, doğrudan konuşuyor:
aşkı, ihaneti, aile baskısını, erkek egosunu, ikiyüzlülüğü,
kadın olmanın yükünü, hayatta güçlü durmanın yorgunluğunu…
Özgü, sahneye çıkmıyor aslında;
**bizim yerimize çıkıyor.**
Bizim içimize oturanları,
bizim boğazımıza takılanları
bir bir cümleye döküyor.
—## Ayşe: Kelimeleri Bile İfşa Ettiren Netlikte Bir Kadın
Ayşe, sakin gibi görünen ama cümlenin ortasında yumruğu masaya koyan cinsten.
Gazeteciliğin disipliniyle, yazarlığın derinliğiyle,
iletişimin tüm damarlarına hakim bir zihin.
– **İletişim fakültesi mezunu, alanında uzman, kalemi güçlü.**
– Analiz ediyor, çözüyor, parçalara ayırıyor sonra tekrar kuruyor.
– İlişkileri, toplumsal rolleri, kadın-erkek dinamiklerini,
gündelik hayatın içindeki mikro şiddeti, manipülasyonu, gaslighting’i
öyle bir anlatıyor ki,
“benim başıma gelen şeyin bir adı varmış” dedirtiyor.
Ayşe’nin gücü;
duyguyu romantikleştirmeden, gerçeği dramatize etmeden,
**olduğu gibi anlatabilmesinde.**
Ne süslüyor, ne yumuşatıyor, ne saklıyor.
Gerçek neyse, o.
-## Olanı Anlat: Sadece Bir Hesap Değil, Kadro Olarak Bir İsyan
**@olanianlat**, sadece iki kadının hesabı değil;
kadrosuyla, enerjisiyle, perdesiyle
başlı başına bir **“biz de buradayız” sahnesi.**
Bu ekip:
– **Gülerek cesaret veren,
samimi kalarak gerçekleri söyleyen,
içten olup asla yumuşak başlı kalmayan** insanlardan oluşuyor.
– Mizahla tokat atan,
kahkaha attırırken içini buran,
“bunu da söylemezler artık” dediğin yerde
tam da oraya giren bir anlatı kuruyor.
– Konuşulmayan tabuları, ilişki oyunlarını,
“ayıp, sus, şimdi sırası değil” denilen ne varsa
masaya yatırıyor.
Bu kadro, sadece içerik üretmiyor;
**izleyenin iç sesini seslendiriyor.**
Kadro sağlam, omurga sağlam, söz sağlam.
## İki Kadın, Bir Sahne, Binlerce İç Ses
Özgü ve Ayşe, ön planda duran iki güçlü yüz ama aslında arkalarında
yıllardır susmuş, yutkunmuş, ertelenmiş, susturulmuş herkesin hikâyesi var.
– Onlar, **konuşulmayanı konuşanlar.**
– Gülerken ciddileştiren,
eğlendirirken kendinle yüzleştirenler.
– “Ben sadece bir video izlemiyorum, resmen beni izliyorlar”
dedirten o his var ya…
İşte onun sebebi bu iki kadın.
Bu yüzden **@olanianlat**,
sadece takip edilen bir sayfa değil;
**kendini bulduğun bir alan.**
“Olanı Anlat: Konuşulmayanı Konuşturan, İçinden Geçeni Sahneye Koyan Kadınların Sahnesi.”













