İnsülin Direncine Karşı “Ketojenik” Kalkan
PCOS’un en büyük tetikleyicisi olan insülin direnci, vücutta bir domino etkisi yaratarak hormonal dengesizliklere, aşırı tüylenmeye ve kilo artışına neden oluyor. Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, düşük karbonhidrat ve yüksek sağlıklı yağ prensibine dayanan ketojenik diyetin bu noktada devreye girdiğini belirtiyor:
“Karbonhidratı kontrollü bir şekilde kısıtlamak, vücuttaki insülin seviyelerini hızla aşağı çekiyor. Bu düşüş, yumurtalıklar üzerindeki baskıyı azaltarak testosteron hormonunun dengelenmesine ve adet döngüsünün yeniden sağlıklı bir ritme kavuşmasına yardımcı oluyor.”
Sadece Kilo Kaybı Değil, Bütüncül İyileşme
Pek çok kadının “ne yapsam kilo veremiyorum” dediği bu süreçte, ketojenik yaklaşım metabolizmayı yağ yakma moduna (ketozis) sokarak süreci hızlandırıyor. Ancak İşbilir, bu yöntemin bir mucize diyetten ziyade, uzman kontrolünde uygulanması gereken tıbbi bir beslenme stratejisi olduğu konusunda uyarıyor:
“Ketojenik diyet, internetten bulunan listelerle değil; kişinin kan değerleri, yaşam tarzı ve hormonal profiline göre tasarlanmalıdır.”
PCOS Yönetiminde Beslenme Düzeni
Haber kaynaklarına da yansıyan yeni analizler, bu diyet modelinin üreme sağlığı (fertilite) üzerinde de olumlu etkileri olabileceğini söylüyor. Kilo kontrolü sağlandıkça ve insülin duyarlılığı arttıkça, PCOS semptomlarının şiddeti azalabiliyor.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir’den Altın Notlar:
- Doğru Yağlar: Zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağlara odaklanın.
- Kaliteli Protein: İşlenmiş etlerden uzak durun.
- Uzman Takibi: Vücudunuzu ketozise sokarken mutlaka bir beslenme uzmanından destek alın.
“PCOS, bir kader değil; doğru stratejilerle yönetilmesi gereken bir süreçtir. Unutmayın ki her metabolizma farklı bir hikaye anlatır. Ketojenik beslenme gibi güçlü araçlar, ancak bir uzman rehberliğinde ‘size özel’ hale getirildiğinde gerçek etki gösterebilir.”













