Yabancı dil seviyesi sadece iş ve sosyal yaşamı etkilemiyor aynı zamanda ikili ilişkilerde de mesafeyi belirliyor. Dil yalnızca kelimelerden ibaret değil; düşünme hızı, problem çözme biçimi ve dünyayı algılama şekli. Dilbilimci Seda Yekeler, ‘’Aynı ortamda çiftlerden birinin aynı dili konuşmaması, filmleri o dilde izleyememesi zamanla ayrı dünyalarda yaşamak anlamına geliyor’’ dedi. Sosyal çevre daralıyor, yurt dışı, kariyer ve gelecek planlarında asimetrik güç dengesi oluşuyor. YEK Metodu ile keşfet ve uygula yöntemiyle çiftler arasındaki dil problemi aşılıyor.
Dil edinme; iş ve sosyal yaşamın yanı sıra çiftler arasındaki denge üzerinde de etki gösteriyor. Türkiye’nin dil üzerine yüzde 100 yerli App’i Lingozon’un kurucusu, Dil Bilimci Seda Yekeler, dil seviyesi farkının ilişkilerde görünmeyen bir mesafe yarattığına dikkat çekti: ‘’Günümüz dünyasında ilişkiler yalnızca duygularla değil, iletişimle ayakta kalıyor. Ancak çoğu çiftin fark etmediği bir gerçek var; bir ortama girdiklerinde yabancı dil konuşuluyorsa, çiftlerden birinin aynı dili konuşmaması, filmleri o dilde izleyememesi zamanla aynı dünyada yaşamamaya başlamak anlamına geliyor.’’
Çiftler Arasında Asimetrik Güç Dengesi Oluşuyor
Seda Yekeler’in kurucusu olduğu SEYEV tarafından geliştirilen YEK Metot, ‘Yaparak, Etkileşimle, Keşfederek’ beyni doğal öğrenme süreçlerine göre aktive eden bilim temelli bir yöntem. Yabancı dili yalnızca bir “ders” olarak değil, beyinde inşa edilen bir iletişim becerisi olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, çiftler arasındaki iletişim kopukluğunun ardındaki nöro bilimsel nedenlere de ışık tutuyor. Seda Yekeler, çiftlerden biri yabancı dil bilmemesinin sorunlara neden olduğunu şöyle anlattı: ‘’Araştırmalar ve saha gözlemleri şunu gösteriyor; ortak sosyal çevre daralıyor, yurt dışı, kariyer ve gelecek planlarında asimetrik güç dengesi oluşuyor. Dili bilen taraf, farkında olmadan bilişsel olarak öne geçiyor. Bilmeyen tarafta yetersizlik, geri kalmışlık ve özgüven kaybı gelişiyor. Bu durum zamanla duygusal bağa da yansıyor. Çünkü dil yalnızca kelimelerden ibaret değil; düşünme hızı, problem çözme biçimi ve dünyayı algılama şeklidir.’’
YEK Metot ile Beyinde İki Bölge Aktif Kullanılıyor
YEK Metot, dil edinimini beynin iki kritik bölgesi üzerinden açıklar. Wernicke Alanı; duyulanı anlama, anlamlandırma. Broca Alanı; düşünceyi söze dökme, kendini ifade etme. Seda Yekeler, çiftler arasında dil konusunda bir denge sorunu varsa ortaya çıkan tabloyu özetledi: ‘’Çiftlerden biri yabancı dil kullanırken diğeri pasif kaldığında, beyinler aynı hızda ve aynı frekansta çalışmaz. Bu da ‘Anlıyorum ama anlatamıyorum’ hissini. Tartışmalarda susmayı, duyguların içe atılmasını beraberinde getirir. Özellikle stres anlarında amigdala devreye girer ve iletişim tamamen bloke olabilir.’’
Dil Bir Ders Değil, Bir İlişki Aracıdır
YEK Metot; Aynı Beyin Dilinde Buluşmak anlamına geliyor. Yekeler, metotun çift olarak dil edinme üzerine faydalarına dikkat çekti: ‘’YEK Metot’un farkı, dili ezberleterek değil; beyni harekete geçirerek edindirmesidir. Çiftler birlikte öğrenir. Beyin aynı anda aktive olur. Dil, ilişkiye yük değil; ortak deneyim haline gelir. Bu sayede yabancı dil, çiftler arasında bir mesafe değil; bağ kuran bir köprü olur. Sevdiğinizle aynı dili konuşmak, aynı hayali kurabilmenin ön koşuludur. Yabancı dili birlikte edinmek yalnızca kelime öğrenmek değil, birlikte büyüyen bir beyin yolculuğudur.’’












