14 Şubat.
Kırmızı balonlar. İndirim mesajları. “Aşkını göster” kampanyaları.
Ama dünya?
Dünya kan gölü.
Bir yanda kalpli çikolatalar, diğer yanda toprağa gömülen çocuklar.
Bir yanda romantik akşam yemekleri, diğer yanda bombaların altında büyüyemeyen hayatlar.
Sait Faik Abasıyanık’ın o cümlesi çınlıyor kulaklarımda:
“Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.”
Ama biz hangi insanı seviyoruz?
Sevgi dediğimiz şey gerçekten sevgi mi, yoksa seçilmiş bir konfor alanı mı?
Bugün dünyanın bir köşesinde, Gazze’de çocuklar enkaz altında can verirken, başka bir köşede 14 Şubat kampanyaları yapılıyor.
Çocuk cesetleriyle kalp emojileri aynı çağın içinde yan yana duruyor.
Bu çelişki insanın içini yakmıyorsa, orada ciddi bir duygusal kopuş var demektir.
Ve sonra o karanlık dosyalar…
Jeffrey Epstein adı etrafında dönen, çocuk istismarı iddialarıyla insanlığın yüzüne tokat gibi çarpan gerçekler…
Sadece bireysel bir suçtan değil, sistemli bir çürümeden söz ediyoruz.
Güç sahiplerinin çocuk bedenleri üzerinden kurduğu karanlık düzeni konuşuyoruz.
Böyle bir dünyada, Batı merkezli kültür endüstrisinin dünyaya pazarladığı “Sevgililer Günü” biraz eğreti değil mi?
Biraz yapay?
Biraz vicdansız?
Sevgi; pazarlama stratejisi değildir.
Sevgi; sadece iki yetişkin arasındaki romantik heyecan değildir.
Sevgi; zayıfı korumaktır.
Sevgi; güçlüyken incitmemektir.
Sevgi; çocuğa dokunmamaktır.
Bugün çocukların öldürüldüğü, kadınların katledildiği, savaşların normalleştiği bir çağda yaşıyoruz.
Ve biz 14 Şubat’ta “aşk” paylaşıyoruz.
Bu bir çelişki değil mi?
Bu biraz da inkâr değil mi?
Sevgililer Günü değil;
dünyanın sevgiye ihtiyacı var.
Gerçek sevgiye.
Gösterişsiz.
Cesur.
Taraf olan.
Mazlumdan yana duran bir sevgiye.
Sait Faik haklıydı:
“Dünyayı güzellik kurtaracak.”
Ama o güzellik;
kırmızı kalp süslemelerinde değil,
çocuğu koruyan yasada,
kadını yaşatan adalette,
savaşa karşı yükselen seste.
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey…
Evet.
Ama o “bir insan”,
yalnızca sevgiliniz değil.
Bombanın altındaki çocuk da.
İstismara uğrayan çocuk da.
Şiddetten kaçan kadın da.
Eğer sevgi gerçekten varsa,
önce en savunmasızı korur.
14 Şubat’ta birine çiçek alabilirsiniz.
Ama vicdanınızı sulamazsanız, o çiçek kurur.
Belki artık Sevgililer Günü’nü değil,
Vicdan Günü’nü konuşmanın zamanı gelmiştir.
Çünkü sevgiyi kutlamak kolay.
Sevginin gereğini yapmak zor.












