Yüzüme bak sana kim olduğunu söyleyeyim

15 Nisan 2017 Cumartesi 16:00
12
14
16
18

Yüzünüzün dünyaya anlattığı 3 şey

Yapılan araştırmalar, yüzümüzün aslında kim olduğumuz hakkında bazı bilgiler verebildiğini gösteriyor.

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, yüzümüzün dünyaya söylediği üç şey hakkında şu bilgileri verdi:

BİR KİŞİNİN SALDIRGAN OLDUĞU YÜZÜNDEN ANLAŞILABİLİR Mİ?

O kişi bir erkekse, o zaman bu sorunun cevabı bilimsel araştırmalara göre evet. Araştırmalar, yüzün genişlik ve uzunluk oranının (yani küçük ya da geniş bir yüz olmasının) saldırganlıkla ilintili olduğunu bulmuşlar. Elde edilen bu sonuçlara göre yüzün genişlik ve uzunluk oranı bir kişinin agresif olup olmadığıyla ilgili önemli ölçüde fikir veriyor ve yüksek seviyelerdeki testosteron seviyelerinin geniş yüzlü ve baskın davranışlar sergileyen erkeklerde olduğunu gösteren araştırma sonuçlarıyla da uyumlu.

YÜZÜNE BAKARAK CİNSEL TERCİHİNİ SÖYLEYEBİLİR MİSİNİZ?

Yapılan bir dizi araştırmada elde edilen sonuçlara göre belli yüz özellikleri kişinin cinsel yönelimiyle ilgili önemli ipuçları veriyor. Mesela, yüz özellikleri ve cinsel yönelim arasındaki ilişkiyi inceleyen şu araştırmaya bir bakın. Araştırmacılar, Kanada'daki üniversitelerde gay ve lezbiyen günlerine katılan gay erkekler ve lezbiyen kadınlarla, gay ve lezbiyen olmayan kadın ve erkekleri bir araştırma için belirlemişler, onların fotoğraflarını çekmiş ve bu fotoğrafları kullanarak ileri bir yüz modelleme programı yardımıyla bu kişilerin yüz hatlarının ölçümlerini yapmışlar. Elde ettikleri sonuçlar oldukça ilginç.

Lezbiyen kadınların daha kalkık burunları (gay olmayan erkeklerin de daha kalkık burunları), daha büzülmüş ağızları, daha küçük alınları ve lezbiyen olmayan kadınlara göre az da olsa daha erkeksi yüz şekilleri olduğu görülmüş.

Gay erkeklerin daha çıkık yanakları, daha kısa burunları (lezbiyen olmayan kadınların da daha kısa burunlu olduğu görülmüş) ve gay olmayan erkeklere göre daha arkaya eğimli alınları olduğu sonucuna varılmış. Araştırmacılar, yüz yapılarındaki bu değişikliklere sebep olan faktörleri anlamanın kişilerdeki cinsel eğilim gelişme süreçlerinin de nasıl gerçekleştiğini daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini söylüyorlar.

NASIL BİR KİŞİLİĞE SAHİP OLDUĞUNUZ YÜZÜNÜZDE YAZIYOR MU?

Yapılan araştırmalarda yüz özellikleriyle kişilik özellikleri arasında bazı bağlantıların olduğu görülmüş. Erkeklerde, uyumluluk ve özdisiplin sahibi olma gibi özelliklerin bazı yüz özelliklerine sahip erkeklerde daha çok görüldüğü bulunmuş. Uyumluluk seviyesi yüksek olan erkeklerin diğerlerine göre daha kalkık kaşları ve daha küçük alınları (kaşlar ve saç başlangıcı arasındaki mesafe) olduğu görülmüş. Uyumluluk seviyeleri daha düşük olan erkeklerdeyse durum tam tersiymiş. Benzer şekilde, yüksek seviyede özdisiplin sahibi olma özelliğinin "kalkık gözler" ve "yatay olarak uzun" kaşlarla ve daha geniş açılmış gözlerle ilişkili olduğu görülmüş. Bu özelliğe sahip kişilerin ayrıca üst dudakları içe doğru ve sıkı çene kaslarına sahip olduğu görülmüş. Bu durum düşük özdisiplin seviyeleriyle ilişkilendirilen daha gevşek yüz hatlarına, yani yer çekimin etkisiyle doğal olarak düşmüş görünen göz ve kaşlara ve gevşek kaslara sahip olmaya zıt bir şey. Araştırmacılar düşük uyumluluk ve özdisiplin seviyelerine sahip kişilerin benzer yüz özelliklerine sahip oldukları, her iki gruptaki kişilerin de yüzlerinde bir rahatlık ve duyarsızlık ifadesi olduğunu belirtiyorlar.

Kadınlar arasındaysa, sadece dışa dönüklük ve yüz özellikleri arasında kayda değer bir bağlantı olduğu sonucuna varılmış. Dışa dönüklük seviyesi yüksek olan kadınların, daha çıkıntılı bir burun ve dudaklara sahip olduğu, geride duran bir çene ve masseter (çiğnemede kullanılan) kaslara sahip oldukları görülmüş. Dışa dönüklük seviyeleri daha düşük olan kadınlarda durum tam zıttıymış, yani burun etrafındaki alan daha öndeymiş. Bu bulgular, bir kişinin yüzüne bakarak belli ölçüde o kişideki bazı psikolojik özellikleri tahmin etmenin mümkün olabileceğini gösteriyor.”

Psikolog Mehmet Başkak, bir kişinin yüzüne bakarak belli ölçüde o kişideki bazı psikolojik özelliklerini söyleyebilmek için daha fazla bilimsel araştırma yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Hapishanelere Hazır Olun
» ​Bahar yorgunluğu enerjinizi almasın…
» Bel fıtığı hakkında doğru bilinen yanlışlar
» Depresyonda mısınız yoksa tükenmişlik sendromu mu yaşıyorsunuz?
» “Tüm Anneler melektir ve çocukların koruyucusudur”
» Ürtiker bahar aylarında artıyor
» ‘Maddeye bağlanma spora bağlan’
» Antibiyotiklerin geleceği, akılcı kullanıma bağlı
» Sık diş beyazlatma dişte kararma ve doku kaybı yaratır
» Bahar alerjisine ortak çözüm
» Sedef hastalığını dert etmeyin
» Bütünsel sağlık
» Bahar dönemi yenilenme zamanı
» Obezite gebelik için tehlike!
» Kariyer rekorunu yenileyen İpek Soylu kuralları baştan yazmak için korta çıkıyor
» 6 Soruda yeni doğan bebek bakımı
» Türkiye’de 14,5 milyon kronik yorgun var
» Mışıl mışıl bir uyku için 10 öneri
» Su içemeyenlere öneriler
» Lösev’den ülkemiz için önemli bir proje daha 27 Nisan’da başlıyor
» Alzeimer Vakfı İçin ünlülerden tereddütsüz destek
» İş yerinde sağlıklı beslenmenin püf noktaları
» Beslenme saati
» Fazla kilo ve hareketsizlik kireçlenmenin düşmanı!
» Dünya medyası gıda sürdürülebilirliği için deklanşöre basacak