YAZARLAR Semra Atasoy
12
14
16
18
10/10/2017 07:50
Tepkimi? Ne tepkisi…

Antalya'da tanışma teklifini kasada reddeden kasiyere saldıran adam, 
İstanbul'da yolda yürüyen kadına yumruk atan tıp öğrencisi,
Otobüste şort giydi diye dayak yiyen kadın
Ve her gün herhangi bir erkek tarafından öldürülen kadın haberleri
Ve bu şekilde uzayıp gider her gün her gün her gün...
Eğitimli olması veya olmaması fark etmiyor hep aynılar...

Neden tepki vermiyor muşuz?

Neredeymiş kadın sivil toplum kuruluşları?

Tepki verdikçe insan elbisesi içindeki hayvanların daha bir keyif aldığını ve bu hayvanca davranışları arttırdıklarını fark ettik...
KADIN sussa kabul etti, haykırsa arsız edepsiz feminist her türlü kötü davranışı hak eden oluyor.

Kadın ne yapsın artık, sustu olmadı, bağırdı olmadı…
Öyleyse sorun kadını insandan saymayan adalette, kadını koruyacak sistemi oluşturmayan devlette...
Yarın, kızınıza, kız kardeşinize, eşinize, sevdiğinize saldırdıklarında, o acıyı, o değersizlik duygusunu ve hiç bir şey yapamamanın verdiği çaresizliği içinizde hissettiğinizde KADINLARI korumak için kadınların tepki vermesini beklemeyecek, siz erkekler harekete geçeceksiniz.


Kendi cinsinizle kendiniz mücadele edeceksiniz.
KADINLAR neden tepki vermiyor diye soracağınıza siz niye tepki vermiyorsunuz sorusunu kendinize sorun, kızınız kız kardeşiniz eşiniz anneniz veya herhangi bir kadın için kendi türünüze karşı siz de harekete geçin...

Kadınlarla ilgili iki kişi devrim yaptı; dinde, Peygamberimiz Hz. Muhammed ve vatanımızda Mustafa Kemal Atatürk, ikisi sayesinde kadınların hayatında dönüm noktaları yaşandı. Fakat onların kadının olmasını istediği nokta ile kadının geldiği nokta aynı olmadı.

Din, kadını öteledi görünmez kıldı. Dinimizin fetvacılarına göre; (ki İslamiyet’in fetvacılara ihtiyacı yoktur, kul ile Allah arasındadır her şey. Kişi Kuran’ı okur, yorumlar ve uygular,) Kadın iyi zevce, iyi anne olmayı, komşunun oğluna muhtaç kalmayacak kadar okumayı, Kuran’dan birkaç sureyi öğrenmeliydi yalnızca.

Oysa Peygamberimiz, cennetin kadınların ayaklarının altında olduğunu söylemişti. Cennet gibi olağanüstü bir yer dahi kadınların ayağının altındaydı.

Ne oldu da kadın cennet yerine cehenneme atıldı yeryüzünde?

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşının kahraman kadınlarına medeni olduğunu iddia eden ülkelerden önce tüm sosyal yaşama haklarının verilmesini sağladı.

Sonra ne oldu da, cephede erkeklerle omuz omuza savaşan kadınlarımız görünmez kılındılar?

Ya, örtüler içinde sosyal hayata katılmaları istendi ya da, bedenlerine yabancılaştırıldılar.

Kadın, kadınlığını gizlemeye, ötelemeye, korumaya, saklamaya mecbur bırakıldı.

Yolda kendi halinde yürürken dahi kadın varlığına tahammül edemeyen insanımsı tarafından saldırıya uğradı.

Sonra niye kadınlar tepki vermiyorsunuz diye soruyor erkekler…

La havle, bu hayvanlıkları yapan sizin türünüz, sizin cinsiniz, onun derdinden dilinden hislerinden siz anlarsınız, biz kadınlar anlayamadık çözemedik derdini çünkü…

Erkekler bir ses verin artık, annenizin, kardeşinizin, kızınızın, sevdiğinizin, eşinizin ve hiç tanımadığınız her hangi bir kadın için ses verin, dur deyin, bu öfkeyi durdurun artık…

Biz kadınları mücadelemizde yalnız bırakmayın.

Biz birlikte güçlüyüz…

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :