YAZARLAR Semra Atasoy
12
14
16
18
20/11/2018 21:20
Çocuk hakları da vardır

Hep kendimizi haklı görürüz çocuklara karşı, büyükler daima haklıdır deriz ya, oysa çocukların da haklı olduğunu ve haklarının olduğunu unuturuz.

Görmezden geliriz.

O minicik canlar hediyedir bizlere ve doğduklarında öyle korunmasız ve çaresizdir ki, anne ve babası olmadan yaşamını sürdüremez.

Doğadaki bakıma en fazla muhtaç olan ve en narin canlı insanların bebekleridir.

Biz anneler, kocaman da olsalar hep onlara bebek muamelesi yaparız.

Büyütemeyiz gözümüzde. Korumacı yanımız ölene dek devam eder evlatlara karşı.

Tüm dünyada durum aynı mı?

Değil…

Öyle üzücü rakamlar var ki, okudukça insanın aklı almıyor. O küçücük çocuklara bunları yapanlar nasıl insan diye sorup duruyoruz.

Dünya çocuklarını koruyabilmek adına Birleşmiş Milletler 20 Kasım 1989 yılında Çocuk Hakları Bildirgesini hazırladı ve üye ülkelerden

Amerika ile Somali dışındaki 193 ülke imzaladı.

En fazla ülkenin imzaladığı bildirgedir.

20 Kasım 1989’dan çok daha önce Türkiye çocuklara bir bayram hediye etmiştir.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı bu önemli tarih, 1921 yılında çıkarılan kanunla bayram olarak kabul edilmiştir.

1935 yılında ise Çocuk Bayramı olarak adı değişmiştir.

Ve o günden sonra Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, vatanı korumanın önce çocukları korumakla başladığını söylemiş ve çocukların yetişkinlerden çok daha özenle

korunması gerektiğini konuşmalarında vurgulamıştır.

Hiç çocuğu olmayan Atatürk, birçok çocuğa manevi babalık yapmış, eğitimleriyle de özel olarak ilgilenmiştir.

1908 yılında savaşlar nedeniyle ailesiz kalan çocuklara korunma ve bakım sağlayabilmek için Himaye-i Eftal Cemiyeti kuruldu.

Bu cemiyet tarafından 23 Nisan tarihi ilk olarak 1927 yılında çocuk günü olarak kutlandı ve cemiyete gelir getirmesi için etkinlikler düzenlendi.

1935 yılında ise resmi olarak bayram kabul edildi ve Himaye-i Eftal Cemiyeti de Çocuk Esirgeme Kurumu adını aldı.

Atatürk’ün özel olarak ilgilendiği kurumdur Çocuk Esirgeme Kurumu. Savaş sonrası annesiz babasız kalan çocukların bu kurumlarda

bakılması için her türlü olanağı sağlamıştır.

Günümüzde çocukların şartları eskiye oranla düzelmiş midir?

Hayır…

Uluslararası Af Örgütü’nün raporlarına göre; az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çocuğa yönelik taciz tecavüz şiddet pornografi,

iş gücünde az ücretle çalıştırılmaları gibi olumsuzluklarla ilgili veriler ürkütücü boyutlardadır.

*Dünyada 168 milyon çocuk işçi var bunların 85 milyonu ağır işlerde çalışıyor.

*Gelişmiş ülke olan İngiltere’de bile 57 bin çocuk cinsel istismara uğramış.

Konunun hassas olması sebebiyle dünyadaki net rakamlara ulaşılamıyor fakat durumun korkunç boyutlarda olduğu düşünülüyor.

*Afrika ülkelerinde 247 milyon çocuk en temel ihtiyaçlara bile ulaşamıyor.

*Dünyada 70 milyon çocuk eğitim hakkından faydalanamıyor.

*Dünyada 11 milyon çocuk evinden uzakta mülteci ve sığınmacı olarak yaşamaya çalışıyor.

*2017 yılında UNİCEF tarafından açıklanan verilere göre dünyada 123 milyon çocuk okula gitmiyor.

*Ülkemizde 1.2 milyon mülteci çocuk var ve bu rakamla dünyadaki en fazla mülteci çocuğa sahip ülke konumundayız.

* Ülkemizde ise durum, TÜİK verilerine göre 2008-2016 yılları arasında kaybolan çocuk sayısı; 104 bin 531

*Disk Genel İş raporuna göre ülkemizde 2 milyona yakın çocuk işçi var.

*Türkiye, Avrupa ülkelerine göre çocuk yoksulluğu konusunda en kötü ülke

*Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı 2016-2017 verilerine göre 1 milyon 973 bin 874 çocuk eğitim dışında kaldı.

*Ülkemizde son 10 yılda 300 bin çocuk istismarı yaşandı.

Ve biz böyle kötü davrandığımız, koruyamadığımız çocuklardan güzel bir gelecek oluşturmalarını bekliyoruz.

Sağlık hizmeti hakları, sağlıklı ortamda yaşama ve eğitim hakları, barış huzur içinde sevgi ortamında yaşama hakları,

özgürce oyun oynama, işçi olarak çalıştırılmama hakları ve en önemlisi taciz tecavüz şiddetten korunma hakları olan çocuklarımıza

bu hakları verememişiz dünyada.

Nazım Hikmet’in de dediği gibi;

Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne,

Allı pullu bir balon gibi verelim, oynasınlar.

Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında,

Dünyayı çocuklara verelim.

Kocaman bir elma gibi verelim, sıcacık bir ekmek somunu gibi,

Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar.

Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığını,

Çocuklar dünyayı alacak elimizden,

Ölümsüz ağaçlar dikecekler…

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :