YAZARLAR Semra Atasoy
12
14
16
18
23/04/2017 07:28
Biz Atatürk’ü çok sevdik

Biz Atatürk’ü çok sevdik, vatanına olan aşkını sevdik, milletine olan sevdasını sevdik, çocuklar için yaptığı yenilikleri sevdik, gençlere verdiği emaneti sevdik, fikirlerini öğütlerini ileri görüşlülüğünü sevdik.

Ve yine bir 23 Nisan, çocuklarımızın ve egemenliğimizin bayramı…

Öyle zor şartlarda bu vatana sahip çıkıldı ki, o günler unutulmamalı ve çocuklarımıza da anlatmalıyız.

Norveçliler, bir zorlukla karşılaştıklarında “Atatürk gibi düşün,” derler.

Atatürk gibi düşün…

Yokluklardan zorluklardan ve düşmandan kurtulmanın şifresi, Atatürk gibi düşünmektir.

Atatürk gibi düşünebilmek için, Atatürk’ün yaptığı gibi bol kitap okumak çocuklarımıza ve gençlerimize kitap okumayı sevdirmek gerekir.

Atatürk’ün başarılı bir asker, ileriyi gören bir devlet adamı ve zamanın ötesinde bir düşünce insanı olmasının temel nedeni okuduğu kitaplardır.

Atatürk’ün daima yanında olan arkadaşları, kitap sevgisine şahit olmuşlardı. Atatürk, bir kitabı merak ettiğinde bitirmeden uyuyamadığını arkadaşları anlatır.

Cumhuriyetin ilanına kadar savaş nedeniyle sürekli Anadolu’yu gezen Atatürk’ün en büyük hayali, evinde kurduracağı kütüphane olur.

Ankara’ya yerleştikten sonra Keçiören’deki köşkünde bir kütüphane yaptırmıştı. Daha sonraki yıllarda Çankaya’da yapılacak olan köşk için mimardan iki özel istekte bulunmuştu;  geniş ve ferah yemek odası ve büyük bir kütüphane.

Atatürk, kütüphanede saatlerce çalışır, kitap okur, notlar alırdı.

Atatürk’ün hizmetinde bulunan Cemal Granada bir anısını şöyle anlatır;

Bir gün yine Atatürk tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Kitaba öylesine dalmıştı ki çevresiyle hiç ilgilenmiyordu. Bir sürü devlet meselesi dururken Atatürk’ün saatlerce kitap okuması Vasfi Çınar’ın canını sıkmış olmalı ki dayanamayıp seslendi;

Paşam, tarihle uğraşıp zihninizi yormayınız, 19 Mayıs’ta Samsun’a kitap okuyarak mı çıktınız?

Atatürk, Vasfi Çınar’a gülümseyerek cevap verdi.

Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçse, bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle yapmasaydım vatanım için bu yaptıklarımın hiç birisini başaramazdım.

Atatürk’ün Çanakkale savaşı sırasında 37 ve tüm hayatı boyunca ise 3 bin 997 kitap okuduğu biliniyor.

Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip, Atatürk’e ardında nasıl bir miras bırakacağını sorar ve Atatürk cevap verir.

“Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum.

Benim manevi mirasım Bilim ve Akıldır.

Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur.

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır.

Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”

Atatürk, bu sözleriyle tüm zamanlarda geçerli olacak olan yolu göstermiştir.

Atatürk gibi düşünmeyi başardığımız gün, gelecek aydınlık gelecektir…

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :