YAZARLAR Rukiye Üstündağ
12
14
16
18
02/10/2018 20:10
Sınıf sınıf ayırdım insanları; kötülüklerinin başladığı noktada…

Bir kişi karşınıza geçip hiç durmadan bir konu hakkında, ısrarla, defalarca aynı cümleleri kullanıyorsa kırmızı ışık… Dur ve sadece dinle. Büyük tehlike var demektir. Savunma, yorum, tasdik,  fikir beyan etme. Sadece gözlerinle dinle, kulaklarını kapat. ‘’Gözler yalan söylemez.’’ Cıyak cıyak başkalarının namusunu eleştirme, cıyak cıyak  başkalarının giyinişine b..k atma, cıyak cıyak insanların yaşam tarzına karışma, ciyak cıyak diğer insanların fikirlerine müdahale etme, cıyak cıyak kendini  farklı göstermeye çalışma, cıyakkkk cıyakkkkk SUS…! Sanane…! Sonra tüm cıyaklığınla foyaların ve sahte kişiliğin ortaya çıkınca da suçlu ara. Pessss… Yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmıyor artık. Kasırganın yönü devamlı değiştiği için, mumun bile, bilinmezliğe doğru savrulup duruyor. Sınıf ayrımı yapmak önemliymiş evet, bunu geçte olsa öğreniyoruz. Sınıf ayrımı derken öyle zengin-fakir, okumuş-okumamış olarak değil. Ne kadar kendini yetiştirebilmiş! bana ne katabilir! beni yapıcı yönlendirebilir mi?! hayatımda güzel bir renk olabilirimi?! Bana zarar vermeden onu geliştirebilir miyim? bilgilerinden, tecrübelerinden faydalanmam için bana yardımcı olur mu?! Daha onlarca sorunun muhatabı insanlar arasındaki konum bildirimi. Zaman ekonomi, gelişim, teknoloji ve üretim odaklı hayatımızın yönünde bize kim engel olmaya çalışıyorsa onu tabiri caizse kara bir çöp poşetine tıkın, ağzını sağlam bir şekilde bağlayıp, şehir çöplüğünün en ulaşılmaz yerine fırlatın. Oh beee… Bitti gitti sonunda. Yeter, ağzında sakız çiğner gibi eveleyip, geveleyip namus aşağı, namus yukarı,  dost-arkadaş kimliğinin arkasına sığınıp, dedikodularını ve kendi pisliklerini örtme çabasını saklama şekli.  hedef şaşırtıp sizin üstünüzde denemesine izin verecekseniz zavallısınız demektir. Cinayetler, şiddet, fiziksel ve psikolojik dayatmalar emin olun ki iç dünyası en karanlık şahısların, çırpınma oyunları altında ezilen yaratıklardır. Hep erkeklerin şiddetini konuşup, sokaklara dökülüp ‘’Kadına Şiddete hayır’’ diyoruz. Peki, kadınların erkekler üzerinde kurduğu tehlikeli oyunlar neden hiç gündeme gelmiyor. Etrafınıza alıcı gözlerle bir bakabilseniz keşke. Kıskançlık, dedikodu, ben merkezlilik, aç gözlülük, doyumsuzluk ve hep daha fazla tüketim altında bitmek tükenmek bilmeyen istekler. Beyler teknoloji, sosyal paylaşım, akıllı ev aletleri ve akılsız telefonlar yuvanızı, sevginizi, aşkınızı, ailenizi, dostlarınızı ağır ağır, bazen çok hızlı bir şekilde çürütüp elinizden alıyor. Her birey mutsuz artık. Parmaklarımız bilinç dışı dünyaya açıldığından bu güne, beğeni arsızı olup çıktınız. Sahte hayatların süzgecinde süzülürken arada bir aynaya bakın, içinizde büyüttüğünüz kötülük tohumu ne kadar büyümüş… Ben artık sınıf ayrımı yapıyorum. Tohumu kalitelimi! Çürük mü?!

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :