YAZARLAR Özlem Hatipoğlu
12
14
16
18
04/11/2018 11:24
Salata sosuyla aydınlanmak

Şimdi her şey çok hızlı. Bir düğmeye basınca her şeyin olmasına alıştık, hayat hızlı akıyor, biz hızlı akıyoruz.

Peşinde koştuğumuz aydınlanma da bir anda olsun istiyoruz. O da bir anda olan bir şey diyorlar.

Yalnız öncesinde niyetimizin, samimiyetimizin sınandığı bir süreç var. Diyor ya Mevlana: “Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil!

Ne zaman, bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!” diye.

Dünya işlerinin içinde kaybolma, amacın aydınlanma ise eğer dikkatini o konuda tut ve o konuda çaba göster, meditasyon yap, tefekkür et, namaz kıl o konuda hangi yoldan gitmeyi seçmişsen çabanı bırakma demek istiyor.

Hep soruyorlar nasıl meditasyon yapılır, nasıl anda kalınır diye.

Ben de “İçinde kaybolacağınız bir şey yapın.” diyorum.

Bu sabah çocukluğumdan bir sahne hatırladım. Yemek bitmişti, salata tabağını önüme alıp dibinde kalanları yemiştim.

Sonra tabağın dibindeki sosu fark ettim. Limon suyunun içinde yüzen yağ damlalarını.

Damlalar birbirlerinden ayrı yüzüyorlardı. Ben de çatalımla bir yağ damlasını çekiştirip, öbür yağ damlası ile birleştirmeye başladım. Çatalımın ucuyla çekiştirince yağ damlası yavaşça uzuyor, geliyor ve diğer damla ile birleşmeye gönüllü oluyordu.

Onların birleşmesi bana büyük heyecan veriyordu. Bir damla, bir damla daha...

Annem gelip önümden tabağı alana kadar bunu kaç dakika boyunca yaptığımı hatırlamıyorum ama aldığım müthiş keyfi şu an bile gayet iyi hatırlıyorum.

Benim için o an annem, babam, ailem, evimiz her şey kaybolmuştu dünya yoktu, ben bile yoktum. Sadece yağ damlaları ve onları birleştirme eylemi vardı. Bu sahne aklıma gelince gerçek bir meditasyon olduğunun bugün farkına vardım.

Anın içine düşmek, anın içinde kaybolmak, ana teslim olmak diye anlattığım şeydi bu.

Dikkati ana getirme, ana odaklanma içinde bulunduğunuz eyleme odaklanmak böyle bir şey.

Bunu yaptığımızda, zihin susup kalıyor. Bütün gereksiz düşünceler, peşlerinden getirdikleri duygular, o anda hiçbiri var olamıyor.

Anda sadece ‘olan’ kalıyor. Sakin, huzurlu, keyifli. Zihin sustuğunda, içimizdeki özün büyümesi için alan yaratmış oluyoruz.

Her gün biraz daha sustuğunuzda, her gün biraz daha büyüyor içinizdeki huzur ve aydınlanmaya doğru böyle gidiyoruz.

Meditasyon yapmak için ille de belli zamanlar, ortamlar, teknikler, ritüeller gerekmiyor.

Sizi anda teslim alacak bir eylem bulun, içine düşeceğiniz ve içinde kaybolacağınız.

Bu gördüğünüz gibi salata sosu dahil her şey olabilir.

Herkesin uyanış yolunda keyifle ilerlemesi dileğiyle...

Sevgiyle...

 
 
 
Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :