Kronik ağrıların şifası iğnenin ucunda

15 Nisan 2017 Cumartesi 15:00
12
14
16
18

AĞRI TEDAVİSİNE NÖRALTERAPİ İLE YENİ BİR YAKLAŞIM

Farklı tedavi teknikleri uygulamasına rağmen geçmeyen ağrılara yönelik alternatif bir yöntem bulunuyor. Enjeksiyon yöntemiyle bio-elektriksel hasarların ortadan kaldırılmasına yönelik uygulanan “Nöralterapi”; hastaya özel, bütüncül, bilimsel, doğal, yan etkisiz bir tedavi yaklaşımı olarak ön plana çıkıyor. İstinye Üniversite Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özgür Taşpınar, bu yöntemin uygulandığı alanlar ve tedavi şekli hakkında bilgiler paylaştı.

Hastalıkların ve geçmeyen ağrıların temelinde otonom sinir sisteminde oluşan bio-elektriksel hasarlar yer alıyor. Yaşamımız boyunca geçirdiğimiz mikrobik hastalıklar, ameliyatlar, kazalar, fiziksel ve psikolojik travmalar, bio-elektriksel sorunlu alanlara sebep olabiliyor. İstinye Üniversite Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özgür Taşpınar da bio-elektriksel hasarları tedavi etmek amacıyla da enjeksiyon yöntemi ile uygulanan “Nöralterapi” yöntemine dair bilgiler vererek, bu yöntemin hastaya özel, bütüncül, bilimsel, doğal, yan etkisiz bir tedavi yaklaşımı olduğunu söyledi. Dr. Özgür Taşpınar, nöralterapiyle ilgili şunları kaydetti:

KRONİK AĞRILAR SON BULUYOR

Nöralterapi hemen hemen her hastalıkta kullanılabilen bir tedavi metodudur. Nöralterapi ile kronik, yani geçmeyen ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. Şöyle ki; Nöralterapi, “otonom” diğer bir adıyla “vejetatif” sinir sistemine etki ederek vücudun iç dengesine kavuşmasını sağlayan bölgesel bir enjeksiyon yöntemidir. Aynı zamanda vücudun tamir sistemlerini de harekete geçirerek bedenin kendi kendisini tedavi etmesine izin verir. Bu nedenle de etkileri kalıcıdır. Cilde, organlara, vücuttaki tüm yara ve ameliyat izlerine uygulama yapılmaktadır. Uygulamalarda genellikle ince, küçük insülin iğne uçları kullanılmaktadır. Amaç iğne yapmak değil, nöral sistemde bio-elektriksel bir etki oluşturmaktır. İğnenin yapılacağı bölgeler hastaya ve şikayetine bağlı olarak değişebilmektedir. Uygulama sırasında yapılan enjeksiyonlar direk sinirler içine değil, sinirlerin en yoğun bulunduğu cilt altı bölgelerine yapılmaktadır. Bu nedenle yan etkisi yok denecek kadar azdır.

TOKSİK MADDELER ATILIR, İLAÇ DOZU AZALIR

Nöralterapi tedavisi hastayı bütünsel olarak ele almaktadır. Hastanın geçmişte yaşadığı stresler, psikolojik travmalar, günlük yaşamda maruz kalınan elektromanyetik alanın (trafo, akıllı telefonlar, otoban, trafik, tren yolları vb.) oluşturduğu etkilere yönelik de detoks etkisi bulunmaktadır. Nöralterapi ile bağ dokusunda yüklenen ilaç metabolitleri salınır ve bu sayede toksik maddelerin atılımı artırılmış olur. Kronik ilaç kullanımı olan hastalarda kullanılan ilaç dozu azalmaya başlar. Ayrıca bağ dokuda biriken civa gibi toksik maddelerin de atılımı artar.

Vücuttaki geçirilmiş cerrahilerden sonraki yara izleri, yanık skarları dolaşımı bozarak bozucu alan oluşturmaktadır. Nöralterapide bu bölgelere de tedavi uygulanır. Özellikle klasik tıbbın yetersiz kaldığı uzun süreli, geçmeyen ağrılarda çok etkindir. Hormonal bozukluklarda, sistemik bazı hastalıklarda da etkili olur. Genel sağlık için koruyucu etkisi de çok yüksektir.

NÖRALTERAPİNİN KULLANILDIĞI HASTALIKLAR

  • Boyun, sırt ve bel ağrıları gibi kas kökenli ağrıların tedavisinde
  • Bel ve boyun fıtıklarında ağrıların giderilmesinde
  • Eklem hastalıkları (menisküs yırtılması, eklem içindeki sıvının azalması, sporcu yaralanmaları)
  • Sinir basısına bağlı oluşan ağrıların tedavisi
  • Romatizmal hastalıkların tedavisi
  • Fibromiyalji (yaygın kas ağrıları), devamlı yorgunluk hissi ve halsizlik tedavisi
  • Migren ve gerilim tipi baş ağrıları
  • Trigeminal nevralji
  • Fasial paralizi (yüz felci, erken teşhis, 3-6 ay içinde)
  • Periferal nöropati
  • Omuz artrozları
  • Tenisçi dirseği
  • Osteoartrit
  • Siyatalji
  • Depresyon ve stres
  • Vücudun toksinlerden arındırılması
  • Anti-aging (yaşlanmanın önlenmesi)

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Çocuğunuzun boyu yılda 4,5 cm’den Az uzuyorsa dikkat
» Şeyda Coşkun ile 21 günde hafifle programı başlıyor
» Menopoz bir hastalık değil, süreçtir
» 10 Soruda romatizma ile ilgili merak edilenler
» Doğru nefes aldığınızdan emin misiniz?
» Gripten sonra diş fırçanızı hemen değiştirin
» Dünya menopoz günü
» Kurumsal Zindelik
» 5 kilo almak meme kanserini yüzde 5 arttırıyor
» Başakşehir’de 10 yılda 10 bin kadına kanser muayenesi
» Her 4 Kadından 3’ü bu belirtileri yaşıyor
» Şizandra Meyvesi’nin Mucizesi
» Evdeki Gizli Tehlike: Mikrofiber Temizlik Bezleri!
» Menopozla neler değişiyor?
» Mürver şurubu ile hastalığa geçit yok
» “Botoks uygulamasını uzmanlar yapmalı”
» Bir Parça Çikolata ve Bir Fincan Kahve Safra Taşı oluşumunu önler
» Her 100 kadından 3’ü erken menopoza giriyor!
» Ayşe Tolga’dan Beslenmenin ABC’si
» Obezite cerrahisi için ben aday mıyım?
» Geniz eti çocukların gelişimini etkiliyor
» Emzik yasağı yeniden değerlendirilmeli
» Mevsim geçişlerinde nelere dikkat etmeli?
» Hareketsizlik kalp sağlığınızı tehdit ediyor…
» Türk sağlık sektöründen Umman çıkarması