Kornea nakli ile ışığı yeniden görmek mümkün

02 Kasım 2018 Cuma 14:00
12
14
16
18

Organ ve doku nakli, tedavisi sadece nakil ile mümkün olan organları ve dokuları hasar görmüş hastalara büyük umut ışığı olmaktadır. Vücutta işlevini ya da sağlığını yitirmiş birçok organ veya doku nakil tedavisine ihtiyaç duyabilmektedir. Göz hastalıklarında sıklıkla kullanılan tedavi yöntemlerinden biri olan kornea nakli tedavisinde doku bağışının önemini belirten Dünyagöz Etiler’den Doç. Dr. Anıl Kubaloğlu, “Göz rahatsızlıklarında tedavi yöntemi olarak kullandığımız nakil operasyonları organ ve doku bağışı ile birebir ilişkilidir. Kornea dokusu bağışlarında ne yazık ki gözün tamamının alındığı sanılarak kornea bağışına olumsuz bakılıyor” diyor.

Gözün en ön kısmında yer alan kornea, ışığı odaklama ve gözü dış etkenlerden koruma gibi görme işlevleri adına önemli bir rol üstleniyor. Kornea, doğuştan, genetik kökenli veya mikrobik pek çok rahatsızlık sebebiyle saydamlığını ve şeklini kaybedebilir. Bu gibi durumlarda, kornea nakli operasyonu ile görme yetisini tekrar kazanabilir. Ancak kornea nakli operasyonlarının ülke çapında daha sık yapılabilmesi için organ ve doku bağışının yaygınlaşması gerektiğini belirten Doç. Dr. Anıl Kubaloğlu, “Kornea nakli, yaşamını yitirmiş bir kimsenin şeffaf kornea dokusu ile işlevini yitirmiş korneanın değiştirilmesi işlemidir. Kornea bir organ olmadığından, doku uyumu için özel testlerin yapılmasına gerek yoktur. Son yıllarda Sağlık Bakanlığı tarafından bu konuda yürütülen kampanyalar sonucu, toplumsal duyarlılık belirgin artış olsa da doku ve organ nakillerinde istenen sayılara henüz ulaşmak mümkün olmamıştır. Kornea bağışlarında bu sayılar daha iyidir. Bağışlarda sadece şeffaf kornea dokusunun alınması, göz bütünlüğünün kısmen korunmuş olması bunda etkendir.

İleri derecede keratokonus, keratit, kuru göz sendromu, korneal ödemler, lekeler, korneada oluşabilecek mikrobik ülserler veya kazalar sonucu gelişen opasiteler gibi hastalıklarda, kornea nakli ameliyatları ile hastalar tekrar görmeye kavuşabilmektedir. Günümüzde gelişen teknolojilerle ileri teknikler uygulanarak daha güvenli nakil ameliyatları yapılabilmekteyiz.Artık güncel kornea nakillerinde, hangi tabakada problem varsa sadece o tabakayı değiştirebiliyoruz. Bu sayede, kornea nakillerinde çok daha başarılı sonuçlar almakla kalmıyor, ameliyat sonrası gelişebilecek birçok komplikasyonların da önüne geçilebiliyoruz ” diyor.

Kornea Naklinde Tedavi Yöntemleri

Günümüzde kornea nakilleri, kornea dokusundaki hastalık korneanın hangi tabakasını tutuyorsa ona yönelik olarak yapılmaktadır. Kornea dokusunun en iç tabakasında yer alan ve korneanın şeffaf kalmasını sağlayan endotel hücresinin durumuna göre nakil tekniklerinin değiştiğini belirten Doç. Dr. Anıl Kubaloğlu, “Korneanın ön tabakasının değiştirildiği kornea nakilleri ön lamellar keratoplasti (DALK) ve endotelin değiştirildiği kornea nakilleri endotelyal kornea nakli (DSAEK, DMEK) olarak adlandırılmaktadır. Amerika gibi gelişmiş ülkelerde kornea nakillerinin %50’den fazlası bu yeni yöntemlerle yapılmaktadır. Dünyagöz hastanelerinde de hastanın kornea hastalığına göre DALK, DSAEK veya DMEK gibi ileri kornea nakil teknikleri rutin olarak yapılmaktadır. Bu sayede hastalarımız ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen hastalar bu yeni kornea nakil ameliyat teknikleri sayesinde tekrar ışığa ve görmeye kavuşmaktadır. Klasik tam kat kornea nakilleri ise artık hastaların çok azında, sadece zorunlu durumlarda uygulanmaktadır.

Endotelin sağlam olduğu keratokonus ve kornea lekelerinde DALK adı verilen ön lameller keratoplastilerde, korneanın ön %85-90 kalınlığındaki bölümü değiştirilmektedir. Bu tür kornea nakillerinde verici dokunun reddi ihtimali çok azalır veya neredeyse ortadan kalkar. Dokunun yaşam şansı (ömrü) hastanın sağlam gözüyle eşit hale gelir.

Kornea ödemi veya daha önceden yapılmış kornea naklinin reddedildiği endotelin yetersiz olduğu gözlerde, DSAEK veya DMEK adı verilen küçük kesiden dikişsiz endotel hücre nakli yapılmaktadır. Bu tür kornea nakillerinde hastalar birkaç haftada normal hayatlarına dönebilmektedir. Klasik nakillerdeki gibi hastalar bir yıl kadar yara iyileşmesi ve dikiş alınması için beklememektedir. Bu gözlerde kornea nakli sonrası, göz numarası değişmemekte ve astigmat ortaya çıkmamaktadır. Hasta ve verici kornealar trepan adı verilen bıçaklar yerine, Femtosaniye lazer ile planlanan şekillerde kesilebilmektedir. Femtosaniye lazer kesili kornea nakillerinde daha az astigmatizma ortaya çıkmakta ve hastalar daha iyi görebilmektedir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Diş bakımında sık yapılan 5 hata
» Ağız ve diş sağlığı, yaşam kalitesini etkiliyor
» Çocuklarda diş eti şişlikleri neden olur?
» Çocuklarda kıskançlığın nedeni anne sevgisi!
» Diş sağlığına hijyenden sonra önemli katkı süt
» Polikistik Over sendromu’nun 12 belirtisine dikkat!
» Sigara ve alkol bunama riskini artırıyor
» İdrar yolu sorunları öfke ile ilgili
» Asıl yorgun olduğunuzda egzersiz yapın!
» 17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde Aileler bir araya geldi
» Ağız kokusuna 10 doğal çözüm
» Etkin tütün kontrolü ile yılda 110 bin ölüm önlenebilir
» Hangi probiyotik kaynak ne kadar tüketilmeli?
» Kasıktaki şiddetli ağrılara dikkat
» Demir eksikliğini önlemek için bu tavsiyelere dikkat!
» KOAH tedavisinin temeli sigarayı bırakmaktan geçiyor
» Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak
» Diyabet tedavisinde beslenme nasıl olmalıdır?
» Diyabet sayısı 20 yılda 2 kat artacak!
» Ege Tıp Öğrencileri Birliği meme kanseri farkındalık etkinliği
» İstanbul maratonu’nda otizmli çocuklara büyük destek!
» Obezite kader değil!
» Adımlar Otizmli çocuklara umut olacak!
» Lösemili çocuklar için “maskeni tak fotoğrafını paylaş”
» Ateşoğlu: 2040’ta her 10 kişiden 1’i diyabetli olacak