İdrar kaçırma hayatınızı kabusa çevirmesin

28 Ağustos 2017 Pazartesi 12:00
12
14
16
18

Tıbbi olarak Üriner İnkontinas olarak tanımlanan idrar kaçırma hayatınızı kabusa çevirerek sosyal ve cinsel anlamda yaşam kalitenizi düşürürken sürekli ıslaklık ve kullanılan pedlere bağlı olarak vajinal ve üriner enfeksiyonlara yakalanma riskini de yükseltmektedir.

Birçok kadının utandığı için dile getirmekten çekindiği ve çaresiz katlanmak zorunda olduğunu düşündüğü idrar tutamamanın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Bayrampaşa Kolan Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mesut Tül hastalığa neden olan faktörler ve tedavisi ile ilgili bilgiler verdi.

İlerleyen yaş ile birlikte görülme sıklığı artan idrar kaçırmanın ortalama her 4 kadından 1'inde (%25) görülürken vajinal doğum, yaş, obezite, sigara kullanımı kronik kabızlık ve menapoz gibi faktörler hastalığın görülme sıklığını arttırmaktadır.

İdrar kaçırmaların büyük bir kısmının Stress İnkontinansSıkışma İnkontinansı ve Mixt Tip (karışık) gibi üç kısımda değerlendirildiğini belirten Op. Dr. Mesut Tül bunların nedenleri ve teşhisleri ile ilgili şu bilgileri verdi;

  • Stress İnkontinans: Öksürme, hapşırma, ıkınma gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda görülen idrar kaçırmadır. Tüm idrar kaçırmaların %40 ı bu şekildedir. İdrar kanalının etrafındaki adale yapıların zayıflaması sonucu gelişir. Bu hastaların bir kısmında idrar kesesi ve rahimde de sarkıklık genellikle muayenede tespit edilebilmektedir.
  • Sıkışma İnkontinansı: Aniden gelişen idrar yapma isteği ile birlikte tuvalete gidene kadar idrarını yetiştirememe şeklinde tarif edilir. İdrar kesesi kaslarının kontrolsüz / istem dışı kasılmasına bağlı olarak gelişir. Tüm idrar kaçırmaların %20-30’u bu şekildedir
  • Mixt Tip (Karışık): Yukarıda anlatılan her iki idrar kaçırma türünün beraber görülmesi şeklinde tanımlanır. Bu tip idrar kaçırmada tüm kaçırmaların yaklaşık %25-30 oranında görülür.

Teşhis

Uzman doktorlar tarafından iyi bir anamnez ile idrar kaçırmanın tipi genel olarak anlaşılabilir, fizik muayene ile idrar kesesi ve rahimde herhangi bir sarkıklık olup olmadığını kas yapılarının zayıfladığı tespit edilebiliyor. Bunun dışında bazı hastalarda mesane fonksiyonlarının değerlendirilmesi için ürodinami gibi daha ileri tetkiklerde yapılabiliyor.

Tedavi

İdrar kaçırma tedavisinde günlük sıvı alımının ayarlanması, alkollü içecek, süt/süt ürünleri, çay ve kafeinli içecekler, baharatlı gıdaların azaltılması gibi günlük diyette yapılan düzenlemeler ve mümkünse kilo verme, sigarayı bırakma gibi genel konservatif önlemler bulunmaktadır.

Uzman doktorlar tarafından yapılması gerekli değerlendirmeler sonucunda tespit edilen idrar kaçırma tipi ve kaçırmanın derecesine göre bazı hastalarda pelvik taban egzersizleri yapılarak idrar kaçırma şiddetini azaltabilmek mümkündür. Özellikle sıkışma inkontinansı dediğimiz tipte medikal tedavi (ilaç tedavisi) ile çok başarılı sonuçlar alınabilir.

Yaşam kalitesini ciddi olarak etkileyen şiddetli stres inkontinans ve mixt inkontinans tiplerinde hastalara cerrahi tedavi önerilebilir.

Cerrahi tedavi ile idrar kesesi ve idrar kanalı arasındaki açı düzeltilerek idrar kaçırmanın önlenebildiğini belirten Op. Dr. Mesut Tül, bu sırada idrar kesesi veya rahim sarkıklığı varsa eşzamanlı düzeltme yapılabileceğini belirtiyor. Bu cerrahideki temel amaç idrar kanalının altındaki zayıflamış kas dokularının desteklenmesidir. Bunun için yaklaşık 2-3 cm lik gibi bir alandan girilerek bu bölgeye destekleyici bir bant yerleştirilmektedir. Bu bant idrar kanalı ve idrar kesesi boynunun altını destekleyerek öksürme veya hapşırmayla karın içi basıncının arttığı durumlarda idrar kaçırmayı engeller. Sıklıkla yapılan ve TOT olarak isimlendirilen bu tip askı ameliyatı ile idrar kaçırma tedavisinde %90 gibi yüksek bir oranda düzelme sağlar.

Bu tip operasyonların en önemli özelliklerinin operasyon için genellikle spinal /regional anestezinin yeterli olduğunu ifade eden Op. Dr. Tül, 10-15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilen işlem sonrasında hastaların maksimum bir gün sonra taburcu edilebildiklerini belirtti.

 

 
 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Her 10 kadından biri bu hastalıkla tanışıyor
» Ayşe Tolga ile 2018’in sağlık kararları
» Son 5 yılda sinir ilacı kullanımı 2,5 kat arttı
» Ayak bileği sağlığı için atmanız gereken 7 adım
» Sigara sağır ediyor
» Türkiye’de besin alerjisi görülme sıklığı son 10 yılda iki kat arttı
» Meme kanserinden nasıl korunabiliriz?
» Önlem almak, tedaviden daha etkili…
» Donör arayan tüm hastalara Yaşam Bankası kapılarını açtı
» Kış Boyunca bu besinleri tüketin hasta olmayın
» Sedef Avcı uzmanlar ile D Vitamini eksikliğini konuştu
» Sadece burun nefesi ile iyileşeceğinizi biliyormusunuz?
» Yapraklarında 7 fayda gizli
» Kireçlenme hastalığına mucize çözüm: Kolajen peptit
» Çocukluktaki depresyon ergenlikte ağırlaşabiliyor
» Vücudumuzun şekerli besinlerle imtihanı!
» Önemli bir hastalığın sinyali olabilir!
» Siğara kullanan anne adayları dikkat!
» Kışın kilolar artıyor
» Anne-baba olmak isteyen ton balığı ve yumurta sarısı yesin
» 0-2 yaş arası bebekleri olan anne babalar dikkat!
» Kurumsal zindelik ile üretkenlik yüzde 25 artıyor
» Meme kaybı tarih oluyor
» Soğuk hava migreni tetikliyor mu?
» "Her ilacı buzdolabında saklamayın"