Grip, hamilelikte daha ağır seyrediyor

31 Ocak 2018 Çarşamba 19:00
12
14
16
18

Gebelik dönemlerinde vücutta çeşitli değişiklikler yaşanıyor. Anne adayının kalbinde pompalanan kan miktarı, kalp atış hızı, oksijen üretim derecesi, bunlardan yalnızca birkaçı. Bu değişiklikler ise vücudun bağışıklık sistemini doğrudan etkileyerek, vücudu bulaşıcı hastalıklara karşı açık hale getiriyor. Bilhassa kış aylarında influenza olarak adlandırılan grip hastalığı, anne adaylarını bir hayli olumsuz yönde etkiliyor. Central Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Figen Temelli Akın, anne adaylarına, kış aylarında üst solunum yolu hastalığına yakalanmamaları için önemli uyarılarda bulunuyor.

Hamilelikte meydana gelen her türlü enfeksiyonda, enfeksiyonun yerine göre yaklaşımlar değişkenlik gösterir. Bu durumda önem verilmesi gereken konu, enfeksiyona zamanında müdahale edilmesi ve ilerlemesinin önüne geçilmesidir. Hamilelik döneminde bağışıklık sistemi oldukça hassas ve önemlidir. Yaşanan üst solunum yolu enfeksiyonları, bağışıklık sistemini zayıflatarak, dolaşım ve solunum yolunda normalde yaşanan sıkıntıların daha fazla hissedilmesine sebep olur. Bu nedenle hamilelerin kış aylarında çok yönlü önlem alması gerekir. Beslenme düzeni, hijyen koşulları, giyim, ilaç kullanımı ve egzersiz gibi konularda da titiz davranılması önemlidir.

Grip ve soğuk algınlığı birbirinden farklılık gösterir

Grip ve soğuk algınlığı virüslerin neden olduğu hastalıklardır. İki hastalık da sanılanın aksine farklılıklar gösterir. Soğuk algınlığında yüksek ateş görülmezken, gripte çok yüksek ateş ve araya giren ikincil bakteriyel enfeksiyonlar gözlemlenebilir. Soğuk algınlığında görülen belirtiler; burun akıntısı, hapşırma, boğazda yanma hissi ve öksürüktür. Gripte ise; genelde 39 derece ve üzeri ateş, baş, kas-eklem ağrısı, bitkinlik ve orta şiddette öksürük yaşanır.

Hamilelerde görülen yüksek ateş 39 derece ve üstünü geçmemelidir. 38 derece ateşte, ateş düşürücüler kullanılır. Alın, koltukaltı, diz kapağı arkasına soğuk kompresi uygulanmalıdır. Ilık duş alınmalı, ince giysiler giyilmelidir. Anne adayında ateş şikayeti devam ediyorsa, mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Hamileliğin ilk aylarında yüksek ateş tehlikelidir

Hamileliğin ilk üç ayında yüksek ateş tehlikelidir ve bebeğe zarar verebilir. Bu sebeple yüksek ateşe izin verilmemelidir. Doktor muayenesine kadar, hamilenin vücut ısısını ve bebek üzerinde oluşturacağı olumsuz etkiyi azaltmak için, annenin ateşi mutlaka düşürülmelidir. Doktora gidene kadar parasetamol ilaçlar alınabilir. Bu tür ilaçların hamilelik üzerinde kötü bir etkisi yoktur.

Enfeksiyonlar, fiziksel ve psikolojik olarak anneyi zorlar

Özellikle sonbahar ve kış ayları bu enfeksiyonların en çok görüldüğü zamanlardır. Gebelikte yaşanan enfeksiyonların hem anne adayına hem de bebeğe bazı olumsuz etkileri söz konusudur. Bu durum anne adaylarını hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlar. Hamilelik, tek başına gribe yakalanmak için bir neden değildir. Ancak hamile bir kadındaki enfeksiyonda komplikasyon görülme oranı daha da artar.

Hamilelik, bağışıklık sistemini zayıflatmaz

Gebelikte bağışıklık sistemi ilişkisi oldukça karmaşıktır. Bağışıklık sisteminin, gebelikte genellikle baskılandığına inanılmaktadır. Ancak enfeksiyondan korunma hücreleri dediğimiz savunma hücrelerinin seviyeleri değişir. Aslında bu durum bebeğin anne karnında tutunması ve gebeliğin devamı için gereklidir. Gebelerin enfeksiyon hastalıklarına sık yakalanmadıkları görüşü hakimdir. Yine de birçok farklı görüş, bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve daha sık enfeksiyon geçirildiğini ifade eder.

Bunun yanı sıra son yıllarda yapılan çalışmalar ise, gebelerde bağışıklık sisteminde bir bozulma olmadığını ve gebelerin bir çok enfeksiyon hastalığına yeterli yanıt gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu açıdan bakıldığında ise farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Gebelikte bağışıklık sisteminin zayıfladığına dair ortak bir görüş hakim değildir.

Kapalı mekanlar risk yaratıyor

Kış aylarında hamile kadınların dikkat etmesi gereken önemli konulardan biri de sağlıklı havalandırma şartlarıdır. Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte hamilelerin soğuk havadan korunmak için kalabalık ve kapalı ortamları tercih ettikleri gözlemlenir. İyi havalandırılmayan ortamlar, bulaşıcı hastalıkların daha kolay yayılmasına sebep olur. Bu tarz kapalı mekanlar hamileler için büyük riskler içerir. Bulaşıcı hastalıkların ve alerjilerin çoğalmasına neden olan bu koşullar, değişen hava şartlarıyla birlikte birçok hastalığa sebep olmaktadır. Bu nedenle anne adaylarının vakit geçirdikleri mekanları özellikle de evlerini sıklıkla havalandırmaları önerilir. Ayrıca mümkün olduğu kadar hastalığı olan kişilerle yakın temasta bulunulmamalıdır. Eller devamlı temiz tutulmalı ve sık yık yıkanmalıdır. C vitamini ağırlıklı beslenilmeli, bol sıvı tüketilmelidir.

Sağlıklı bir uyku için oda hijyeni önemli

Sağlıklı bir uyku için yatak odalarının hijyeni de çok önemlidir. Burun tıkanıklıkları ve öksürüklerin önüne geçebilmek için evlerin sık sık süpürülmesi, yastık ve yorganların hijyenik koşullarda olması, sıklıkla değiştirilmesi ve ortamın tozlardan arındırılması gerekir. Evcil hayvanlar ise yatak odalarından uzak tutulmalıdır. Mümkünse yatak odalarında halı kullanılmamalıdır. Evlerde soba ve kaloriferlerin kuruttuğu havayı kaynayan bir çaydanlık ile nemlendirmek de faydalıdır. Nefes almakta zorlanılırsa 2-3 gün kadar burun spreyi kullanılabilir. Ayrıca deniz suyu spreyleri de tercih edilebilir. Burnu nemlendirmek için ortamın nemli tutulması gereklidir.

Ihlamur, zencefil ve tarçınlı çay, rahatlatıcı etki yaratabilir

Üst solunum yolları enfeksiyonları genellikle viral denilen hastalık grubundadır. Bu durumda yaşanan şikayetler için rahatlatıcı ilaçlar kullanılır. Ateş düşürücü ve burun açıcı spreyler gibi şikayet giderici ilaçlar da kullanılabilir. Hamilelerde grip ve soğuk algınlığı ağır hastalığa sebep olabilir. Antiviral ilaç alımı, ciddi sonuçların önlenmesine yardımcı olabilir. Anne adayının antiviral ilaç almasının, kendisi ve bebek için zararı olduğunu düşündüren hiçbir çalışma yoktur.

 

Eğer bakteriyel bir enfeksiyon durumu var ise antibiyotik kullanımı gerekir. Ihlamur, zencefil, tarçınlı çay, C vitamini özellikle taze sıkılmış portakal suyunun rahatlatıcı etkisi olduğundan, tedavi uygulaması için bu içecekler de tüketilebilir.

 

 
 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Hijyenik kadın pedleri ne kadar güvenilir?
» Beyin felci ile ilgili merak edilenler
» Diş kaygısı ve korkusunun ilacı müzik
» Gripten sonra en çok bu hastalık görülüyor
» Duygusal yeme alışkanlığından kurtulmanın yolları
» Berlin’den İstanbul’a oğluna benzeyen doktora geldi
» Soğuk havalarda anne adaylarını koruyacak öneriler
» Otlarla tedavinin (!) telafisi yok
» Koç Üniversitesi Hastanesi’nde açılan “Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi” açıldı
» Anestezi korkusuna son veren 5 önemli gelişme
» Boza ve şalgam, sindirim sistemini düzenliyor
» Yeterli ve dengeli beslenmede çikolatanın yeri
» Genital siğiller bebeğime zarar verir mi?
» Tansiyon kontrolü için 5 altın kural!
» RSV virüsü yeni doğan bebekleri tehdit ediyor
» Çocuk Kanserlerinde Umut Işığı: Farkındalık ve Erken Teşhis!
» Dişlerdeki enfeksiyonlara dikkat!
» Bel ağrınızın nedeni, duygusal olabilir
» Hamileyken veya emzirme döneminde dövme yaptırabilir miyim?
» Doğum sonrası “Annelik Hüznü” ile karıştırılabiliyor!…
» Başınızı döndüren çok neden var!
» Çocuk kanserlerinde ailenin tutumu nasıl olmalı?
» Travmaya maruz kalan çocuklar oyunları hep aynı şekilde oynayabilir
» Çalışanlar için altın değerinde beslenme önerileri
» 6 Yaşında lösemi tanısı aldı, 8 yaşında mutluluktan havalara uçtu