Gözlerin sinsi düşmanı glokom kör edebilir

15 Mart 2018 Perşembe 09:00
12
14
16
18

Fark edilmesi oldukça zor olan ve körlüğe kadar varabilecek ciddi sonuçlara yol açabilen glokom, gözde en sık gözlemlenen sinsi hastalıklar arasında bulunuyor. Özellikle orta yaş döneminde her hastada görülebileceği ve tedavisinde geç kalınması halinde görme alanında daralmalar ile başlayarak, körlüğe kadar varabilecek ciddi sonuçlar oluşturma ihtimali bulunduğunu belirten Dünyagöz Etiler'den Prof. Dr. Ümit Aykan, 11-17 Mart Dünya Glokom Haftası’nda, bu sinsi hastalığa dair önemli bilgiler paylaşıyor.

Belirtiler gözden kaçabilir

Türkiye’de 40 yaş üzerindeki yaklaşık her 100 kişiden birinde görülen ve toplam körlüklerin %30’unun sorumlusu olan göz tansiyonu hastalarından sadece beşte biri bu ciddi durumun farkında. Dünyagöz Etiler'den Prof Dr. Ümit Aykan, glokom rahatsızlığının her yaşı etkileyebileceğini söylüyor. Prof. Dr. Aykan, “Gözlerde aniden ortaya çıkan şiddetli ağrılar, kanlanma, ani görme kaybı ve ışık etrafında hareler görme gibi belirtiler görüldüğünde, hastaların hiç zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına gitmeleri çok büyük önem taşıyor. Sinsi bir hastalık olan glokomun oluşumunda göz içi basıncı yavaş bir şekilde artar ve görmeyi etkileyen sinir hasarı da bununla birlikte yavaşça ilerler. Hastalar bu sebepten ciddi ağrılar hissetmeyebilirler. Erken teşhis ve tedaviye başlanmasının önemi, bu rahatsızlık sebebiyle oluşabilecek olan görme kayıplarının ne yazık ki geri döndürülme şansı olmamasından dolayı kaynaklanıyor” şeklinde konuşuyor.

Genetik faktörler büyük rol oynuyor

Glokomda genetik yatkınlığın en önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Aykan, “Anne, baba, kardeş gibi birinci derecedeki akrabalarda göz tansiyonu rahatsızlığı bulunan kişilerde, hastalığın görülme şansı 10 kata kadar daha fazla olabiliyor. Bu sebepten genetik faktör ve aile geçmişinde glokom bulunması, en önemli etkenlerden biri diyebiliriz. Genetik yatkınlığın yanı sıra, ilerleyen yaş, diyabet hastalığı, şiddetli kansızlık, tansiyon, migren, kortizon tedavisi ve göz yaralanmaları gibi pek çok faktör, glokoma yakalanma riskini yükseltiyor. Bu gibi rahatsızlıklardan şikayetçi olan hastaların erken tespit amacıyla düzenli göz muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetilerini kaybetmemeleri ve glokomun zamanlı teşhisi açısından çok büyük önem taşıyor” diyor.

Teşhis için detaylı bir göz muayenesi şart

 

Glokomun açık açılı ve dar açılı olmak üzere iki türü olduğunu belirten Prof. Dr. Aykan, “Her iki türü de erken teşhis ve tedavi uygulamaları yapılmadıkça körlüğe kadar gidebilecek ciddi görme kayıplarına yol açabilir. Görme alanında glokoma bağlı ciddi bir kayıp olmadıkça, hasta bu kayıpların farkına varmaz ve bu sebepten dolayı düzenli göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi gereklidir. Tanı aşamasına göz içi basınç, kornea kalınlığı, bilgisayarlı görme alanı ve optik sinir başı ve lifi ölçümleri gerçekleştirilir. Detaylı bir göz muayenesinde gerçekleştirilen bu ölçümler sayesinde, erken tanı koyularak ileri dönemlerde yaşanabilecek ciddi görme kayıplarının önüne geçilmesi mümkün. Glokom tedavisinde ise üç yol mevcuttur. İlaç kullanımı bu yöntemlerin ilkidir. Göz sıvısının üretimini kısıtlayan veya çıkışını arttırarak düşüren bu ilaçlar, belli aralıklarla alınır ve hayat boyu kullanılır. Ancak ilaç ile göz tansiyonu düşmeyen hastalara, cerrahi veya lazer tedavi yöntemleri uygulanır. Her iki tedavi yöntemiyle de başarılı sonuçlar elde etmek mümkün” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Sağlıklı beslenme, beyin sağlığını koruyor
» Negatif düşünce menopoz dönemini zorlaştırıyor
» Tek seansta ayrık dişlerinizden kurtulun!
» Kalp idare etmez!
» Masa başında çalışıyorsanız egzersizi ihmal etmeyin
» Menopoz döneminde kemik erimesi artıyor
» Dünya gıda günü 4 maddede temiz beslenme!
» Dünyada her yıl 2 milyon, Türkiye’de ise 25 bin kadına meme kanseri tanısı konmaktadır
» Konuşma Bozuklukları Kongresi
» Mağdurlara destek verdi Nobel ödülünün sahibi oldu
» Gebelik döneminde gözlere dikkat
» Sosyal medyadaki abartılı hayatlar gençleri tehdit ediyor
» Obez erkeklere babalık müjdesi
» Hastalık hastalığından psikolojik destekle kurtulmak mümkün
» Ünlü oyuncular meme kanseri için çağrıda bulundu: "Asla bana olmaz demeyin"
» Gıda güvenliğinizden ödün vermeyin!
» Meme Kanserinde erken tanı ömrü 7 yıl uzatıyor
» Kat kat giyinin, sofrayı hafifletin
» Lazerli kanal tedavisi diş kaybına son!
» 20’lerindeki kadınla 40’larındaki bir kadın aynı şekilde beslenebilir mi?
» Pembe Top Özge Özpirinçci’ye emanet
» Yenidoğan bebeklerde emzirme nasıl olmalıdır?
» Türkiye’de her yıl 25 bin yeni meme kanseri tanısı konuyor
» Test ürünleri bulaşıcı hastalıklara davetiye çıkartıyor
» Kontakt lens kullananların yüzde 80’i risk altında