FAO iklim değişikliğinin havyan hastalıklarına etkilerine cevap aramak için toplanıyor

27 Eylül 2017 Çarşamba 19:00
12
14
16
18

Avrupa Tarım Komisyonu yaklaşık 150 kamu görevlisi, teknik uzman ve sivil toplum temsilcisini Budapeşte’de buluşturuyor  

Ulusal sınırları aşan hayvan hastalıkları yeni değil ancak bu hastalıkların değişen iklim ve daha istikrarsız hava koşullarında nasıl hareket ettiği bir endişe kaynağı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) üye ülkelerin desteğiyle sınır aşan hayvan hastalıklarının tehdit oluşturmasını önleme çabalarına hız verirken bugün başlayan Avrupa Tarım Komisyonu’nda (ECA) bu konuya özel bir oturum düzenliyor.

İki gün sürecek 40. Avrupa Tarım Komisyonu; yaklaşık 40 ülkeden hükümet, sivil toplum, çiftçi birlikleri ve topluluk uzmanlarını temsil eden 150’den fazla katılımcıyı birçok durumu etkileyen bu önemli konuyu tartışmak üzere bir araya getiriyor. FAO’nun sosyal korumaya dair çalışmalarının ve toplumsal cinsiyet sorunlarının gözden geçirilmesi gündemin başka önemli konusu olacak.

Komisyon Sekreteri ve FAO Avrupa ve Orta Asya'dan Sorumlu İklim Değişikliği ve Enerji Koordinatörü Reuben Sessa “ECA 1949’taki kuruluşundan bu yana teknik tartışmalar ve fikir alışverişi için bir forum işlevini görüyor. Ancak bu defa üye ülkelerimizin talebi doğrultusunda üzerinde yoğunlaşabileceğimiz bir konu seçildi. Bu daha derinlemesine tartışmalar yapmamıza imkân tanıyacak. Ayrıca bu seneki komisyon, ilk defa hükümetlerin oturuma katılmak üzere belirli uzmanları göndermesini sağladı.” diye konuştu.

Çiftlik hayvanları ve iklim değişikliği

Avrupa ve Orta Asya bölgesi, aşırı derecede heterojenik tarımsal ve ekolojik çevre yapılarına ve hayvan üretim uygulamalarına sahip olarak tanımlanıyor.  

Sürüler Orta Asya bozkırlarında ve Balkan Dağlarının yamaçlarında otlanıyor. Çiftlik hayvanları yoğunlukla Orta ve Batı Avrupa’da yetiştiriliyor. Oturumun temel dokümanlarından birisine göre Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan orta enlemlerde çok yoğunlaşan nüfus karşılıklı olarak sınır aşan hayvan hastalıklarının yayılması için “epidemiyolojik İpek Yolu” sağlıyor. 

Bu hastalıklardan birkaç tanesinin adını vermek gerekirse kuş gribi, Afrika domuz vebası ve son olarak yumrulu deri hastalıkları bölgede halen mevcut olmakla birlikte hayvan ve kamu sağlığı sistemlerine yük oluyor. İklim değişikliği patojenlerin ve onların hastalık taşıyıcılarının davranışını değiştirebilir; hastalıklarının yayılmasını hızlandırabilir, hatta yeni hastalıklarının ortaya çıkmasına yol açabilir.

“Bölgesel bir yaklaşım benimsememiz FAO’nun bir tavsiyesi” diyen Sessa, “gözlem ve teşhis için modern teknolojiler kullanmanın ve etkili ulusal politikalar benimsemenin çiftlik hayvanı salgınlarını önleyeceğini veya kontrolüne yardım edeceğini” kaydetti.

Artan ekonomik ve toplumsal maliyetleriyle birlikte hayvancılıkla ilgili başka bir olgu ise antimikrobiyal direnç olarak da bilinen; bulaşıcı hastalıklara karşı insan ve hayvan sağlığını koruma amaçlı ilaçların daha az etkili olması durumu. Antimikrobiyal direnç çevreye uyum sağlayarak doğal yollardan gelişebilir ama bugün artan bir oranda yayılıyor. Bu hızlanma antimikrobiyal ilaç tedavisinin aşırı veya uygunsuz kullanımından kaynaklanıyor.

Sınır aşan hastalıklarla birlikte, bilinçli karar verme, daha iyi stratejiler oluşturmak ve antimikrobiyal dirence karşı harekete geçmek için daha yoğun veri toplama ve analizlere ihtiyaç duyuluyor.

FAO, koordine edilen gözlem, erken uyarı, teşhis, risk analizi ve müdahaleleri desteklemek için hazır olduğunu yineledi.

Arkada kimseyi bırakmamak

 Avrupa Tarım Komisyonu’na katılanlar FAO Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Ofisi’nin kırsal bölgelerde toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal koruma alanında nasıl ilerlediğini yakından görme fırsatı da bulacak. Komisyon atılacak adımları ve beklenen sonuçları tartışırken, türünde bir ilk olan 2016-17 bölgesel toplumsal cinsiyet eşitliği stratejisi temel bir doküman görevi yapacak.

FAO toplumsal cinsiyet değerlendirme serisi tarafından başlıkları çıkarıldığı üzere, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerin kaynağı çoğu zaman toplumsal uygulamalara dayanıyor ve kırsaldaki kadınların kaynaklara ve mallara erişiminin engellenmesiyle yerleşik hale geliyor. Sorun konusunda farkındalık oluşturmak ilk adım olarak görülüyor ama bunun ekonomik güçlendirme politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğinin de altı çiziliyor.

FAO’nun 2018-2022 dönemi için bölgesel toplumsal cinsiyet eşitlik stratejisinin geliştirilmesi halen devam ediyor.

Arka plan

Avrupa Tarım Komisyonu FAO Avrupa Bölgesel Konferansı oturumları arasında iki senede bir toplanıyor ve Bölgesel Konferans toplantıları için teknik hazırlık işlevi görüyor. Üyelik FAO’nun Avrupa ve Orta Asya’daki tüm üye ülkelerine açık. Komisyon’a sivil toplum örgütleri ve çiftçi birlikleri ise gözlemci olarak katılabiliyor.

 

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» 50 milyar dolarlık pazar buluşması gerçekleşti
» Antalya, Gloria Ironman 70.3 Turkey için binlerce sporcuya ve spor severe ev sahipliği yaptı
» L’Oréal Türkiye; "Daha İyi Bir Yaşam İçin Güzellik” Genç kadınlara eğitim olanağı sağlayıyor
» Oyun severleri gelecekte bekleyen 5 gelişme
» Gaziantep’e hayran kaldılar
» Demet Şener haberleri asılsızdır!
» Mersin Büyükşehir Belediyesinden Kadın çiftçilere destek
» İşyerinde psikolojik baskı yapan yöneticiye tazminat cezası!
» Kahraman Bakkal artık Zincir Süpermarketler’e karşı dayanamaz oldu
» Dünyaca Ünlü Stratejist Türkiye’de
» Kate Hudson,’Watch Hunger Stop’’ u bir kez daha destekliyor
» Kuyrukta bekletilen müşteri daha fazla harcıyor
» Mr. No’ya Kristal Elma’dan ödül
» Anadolu Efes’e “Yılın Markası” ödülü
» Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’ne 9 Ayda 100 Bin ziyaretçi
» 44. Pantene Altın Kelebek ödülleri için geri sayım başladı
» İyi ki doğdun Deniz!
» İzmir Açık Teşvik Kupası Yelken Yarışları
» Bereketimiz Türkiye’ye yayılsın
» Muğla Büyük Organizasyona hazır
» ABD, Green Card başvurularını iptal etti
» İktidar savaşı
» 130 kişi Boğaz’da Yoga için buluştu
» İzmir’de köylü “milletin efendisi”
» Karşıyaka ‘Global Aktif Şehir’ yolunda