YAZARLAR Esra Turam
12
14
16
18
11/09/2017 09:47
Günbegün

Sen bu sabah nasıl uyandın? Ben 40.yaşıma girdiğim günün sabahı, uzun bir süredir mutsuz uyandığımı fark ettim. Sabah hangi duyguyla uyandığımın, hayatımın akışında ne kadar önemli olduğunu bilememiştim hiç. Mutsuz olduğumu fark ettiğim gündür o. Tabi ki mutsuz olmamı gerektirecek onlarca sebep sayabilirdim ve tabi ki bunların hepsi benden bağımsızdı.

Önce oğlumu uyandırıp, onu okula hazırlamalıyım. Her sabah bugün kahvaltı edecek mi yoksa okula yine aç mı gidecek endişesini çektikten sonra, işe yetişmeye çalışmalı ve her zamanki gibi geç kalmalıyım. Sonra daha fazla mutsuzluk sebepleri… Hiçbir zaman hiçbir şeyden tatmin olmayan, hep daha fazlasını isteyen, günün her saati çalışmamı bekleyen patron. Sürekli söylenen, şikâyet eden ve hiçbir sorumluluk üstlenmeyen bir koca. Daha fazla sebep ister misiniz? Bunların hangisinin suçu bende ki?

Sonra farkettim ki tüm bunlarda suçlu aramak bana hiç bir şey kazandırmıyor ve hayatımda hiç bir şeyi değiştirmiyor. Tüm bunlarla başa çıkmak için tek yapmam gereken kendimi değiştirmek. Yaşam koşullarımda değil, sadece düşünce şeklimi ve sonucunda hislerimi ve tabi davranış şekillerimi. Tabi bunu bir anda fark etmedim. Önce yıllarca sürünmem ve acı çekmem gerekti.

Biliyorum ki milyonlarca kadın benim sıkışmışlık hissimi yaşıyor, hayat çok zor geliyor, ama tüm bunları değiştirecek gücü bulamıyor veya değiştirmenin kendi ellerinde olduğuna inanmıyor. Bu başladığım yazı serisinin tek amacı, kadınların kendi içlerindeki gücü keşfetmeleri. Değişim günlük ufak farkındalıklar yaşadıkça, düşünce şeklimizi her gün birazcık değiştirdikçe ve hayatımızda olanlara farklı tepkiler vermeyi öğrendikçe gerçekleşiyor. Bir anda büyük değişimler sadece travmalarla geliyor ki bu tercih edilen bir durum değil. Bu yazılarda sizlere kendi değişim sürecimi anlatmak ve mutsuzluğunuzu sadece ama sadece sizin değiştirebileceğinizi anlatmak istiyorum. Mutsuzluk dış şartlarla oluşan bir şey değil. Seneler içerisinde yaşadığınız olumsuzluklar sonucunda kendinize ve hayata olan güveninizi kaybettikçe yavaş yavaş siz bile fark etmeden içinize yerleşip oturan bir şey. Ne zaman bu hayatta sizin de başkalarına fayda yaratacağınız şeyler olduğunu fark ediyorsunuz, ki mutlaka herkesin bu hayatta fayda yaratabileceği bir alan vardır, o zaman kendinize dair umutlar ve beklentiler artıyor. O zaman hayatı sorumluluklar altında ezildiğiniz ve senede birkaç tatil haftanız dışında mutsuzluğa mahkum edildiğiniz hissinden kurtulup, onu daha çok oyun alanınız gibi görmeye yaklaşmaya başlıyorsunuz. Deneme-yanılma oyunu oynadığınız bir alan gibi. Ama her yanılmadan bir şeyler öğrenip çıktığınız bir oyun.

Her yazının sonunda aldığım bir kararı da not düşeceğim. Değişim ancak kararlılıkla ve aldığımız bu kararları uygulayarak gerçekleşiyor. Emek vermediğiniz, uğraşmadığınız hiçbir konuda gelişme kaydetmeniz mümkün değil. O yüzden hayatlarını değiştirmek isteyenlerin bu kararları uygulamaları gerekiyor. Ben sıradan bir insanım, sizlerden biriyim. Kendimi değiştirmeye karar verdikten ve kendi üstümde küçük egzersizler uygulamaya başladıktan sonra, adım adım hayatımın nasıl değiştiğini gördüm. O zaman iyice inandım ki, hayatımızı kendi duygu ve düşüncelerimizle ve bunların sonucunda olaylara verdiğimiz tepkiler ve davranışlarımızla şekillendiriyoruz. Umarım benim değişimim başka kadınlara da ilham verir ve hayatlarında değişim yaratabilmelerine yardımcı olur. Değişim bir yolculuk, bir süre uygulanıp bırakılacak bir şey değil. En başı biraz zor, kendinle, güçsüzlüklerinle yüzleşmek zorunda kalıyorsun. Ama ilerki aşamalarda sizi ve hayatınızı daha iyiye götürdüğünü gördükçe keyifli olmaya başlıyor. Sizlere geliştiğiniz, eğlendiğiniz ve kendinize inandığınız bir yolculuk dilerim.

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :