“Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” Sergisi Nazlı Gürlek’in “BİR” Performansına ev sahipliği yapıyor

14 Eylül 2017 Perşembe 09:00
12
14
16
18

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) ve Performistanbul işbirliğiyle, Nazlı Gürlek imzalı “BİR” isimli performans projesi, 23 Eylül Cumartesi günü 17.00-20.00 saatleri arasında ANAMED’de gerçekleşecek. Çatalhöyük’teki Bina 80’de ortaya çıkarılan, MÖ 6500 yılı civarında, ritüel amaçlı yapıldığı düşünülen bir duvar resminden ilham alıyor.

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) 23 Eylül Cumartesi günü 17.00 – 20.00 saatleri arasında Nazlı Gürlek imzalı “BİR” isimli performans projesine ev sahipliği yapacak. Performistanbul işbirliğiyle ANAMED’de düzenlenecek performans, Çatalhöyük’teki Bina 80’de ortaya çıkarılmış, MÖ 6500 yılı civarında, ritüel amaçlı yapıldığı düşünülen bir duvar resmini canlandırıyor.

Gürlek, duvar resminden yola çıkarak yaptığı her biri 9 metrelik iki rulo, resmin ortaya çıktığı kazı sürecini gösteren arkeolojik görsel dokümantasyon ve bir performansçının canlı hareketi dahil olmak üzere resim, belge ve hareketten oluşan üç farklı ifade diliyle yeni bir ritüel ortaya çıkarıyor. Güneşin batışını çevreleyen 3 saat boyunca sürecek olan performans, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin 3. kattaki terasında ücretsiz olarak izlenebilecek.

Performans, Çatalhöyük Araştırma Projesi’nin 25. yılını kutlamak amacıyla düzenlenen, 9 bin yıllık tarihe sahip yerleşmede sürdürülen arkeolojik çalışmaların bilinmeyen yanlarını sunan “Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” Sergi isimli sergi kapsamında gerçekleştirilecek. Çatalhöyük duvar resmini 9000 yıl öncesinden günümüze getirerek araştıran Gürlek, arkeolojik bir buluntuyu, sanatçı gözüyle farklı bir açıdan izleyiciye sunuyor.

Proje, aynı zamanda, "düşünümsellik, interaktivite, çokseslilik ve bağlamsallık" esasları üzerine kurulu olan Çatalhöyük arkeolojik araştırma projesinin sanatsal bir adaptasyonu niteliğinde. Nazlı Gürlek, performansa konu olan resimle ilgili şunları söylüyor:

“Arkeolojik bulgulardan, Çatalhöyük’te tüm yapıların konut işlevi taşıyan mekânlar olduğu ve toplumun, bu yapıların içinde gerçekleşen çeşitli ritüellerle organize edildiği anlaşılıyor. Duvar resimleri yapmak da bu ritüellerden biri. Çatalhöyük resimlerinde genellikle birkaç geometrik formun tekrarından oluşan, oldukça kontrollü ve neredeyse matematiksel kesinlikte yapıldığı gözlenen soyut motifler görüyoruz. Bu performansa konu olan resim ise, diğerlerinden farklı. Görsel anlamda dağınık, uçucu, akıcı ve boşluklu. Bu resim bana duraksız akan nehirleri, hem doğaya hem insan bedenine hayat veren yaşam enerjisini, yaratım gücünü, yaşamın sınır tanımaz gücünü hatırlatıyor.” Sanatçı, performansta bu resmin anlamını ve bugüne dair bize neler söyleyebileceğini araştırıyor ve izleyiciyi de kendi anlamını bulmaya davet ediyor.

 

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» Jack Wolfskin sürdürülebilirlik politikasını paylaştı
» Başrol yine kadın çalışanların
» Türkiye’de "Koçluk" alanında ilk yüksek lisans programı açıldı
» Açıkta satılan bitkilerin tüketimine dikkat
» Bikap alışveriş şenliği başlıyor
» Hazan mevsiminde Endülüs ve İspanya
» Foça’nın antik gemisi ‘‘Kybele’’ jüri özel ödülüne layık görüldü…
» Türkiye’nin ilk ‘Evrensel Çocuk Müzesi’ açılıyor
» İyi bir komşu, mahallenizde aktif midir?
» Telefonunuzda kontrolü kaybetmeyin!
» “Masallar Diyarı Kapadokya” Tır ‘ı Samsunluları büyüledi!
» "Sokaktan Okula" projesi ile fark yaratan Avcılar Belediyesi’nden eğitime tam destek
» İki ünlü şef! İki dev konser!
» People Make The Brand için geri sayım başladı
» McCANN’in Yeni CEO’su Melda Barkın oldu!
» Bir ofis gevezesi vardır bilir misiniz?
» Uçak yolculuğunun 4 önemli riski
» Gökçealan Üzüm Festivali renkli geçti
» Sizin Gözünüzden Doğal Yaşam
» İzmir’e AB övgüsü
» Mobil kullanımda lider ülkeyiz
» 2017 Green Card başvuruları 3 Ekim’de başlıyor
» Büyükelçiler Fırat havzası Rum Kalede büyülendi
» İhracatın patronları pişirdi, büyükelçiler yedi
» Ege Perla’ya ünlü yağdı