YAZARLAR Berna Aysu
12
14
16
18
10/11/2018 11:56
Umudun adresi Lösev!

Bu hafta LÖSEVİN 20.YIL Kuruluşunun etkinliğine katıldım İstanbul’da.

Uzun zamandır bu kadar etkili, akıcı, DUYGUSAL, verimli ve güzel insanların bir araya geldiği topluluk göremediğimden  belki ;

Kendi payıma çıkardığım mesajlarım oldu.

Önce etrafı gözlemledim.

İnsanların birbirleriyle olan iletişimlerinde ki sıcaklıklarını, gülümsemelerin içtenliklerini, mütevazılıklarını sezinledim.

MERHABA”’nın, bu kadar anlamlı bir gecede, gerçek anlamıyla yer edindiğini gördüm. (NAMASTE/Sanskritçe kökenli olan “Namaste” sözcüğü, bire bir çevrildiğinde: “Senin önünde saygıyla eğiliyorum” anlamına gelir. Bu, her birimizin içinde olan ve yer alan ilahi kıvılcımı sembolize eder ve kendi ruhunu bir başkasının ruhuda fark edebilme anlamını taşır.

 Namaste iki kişinin birbiriyle karşılıklı saygı ve derin anlayış içerisinde, bağımlı olmadan, bağlantı kurmasına izin verir.)

Çalgısız, çengisiz, reklamsız bir organizasyonun tüm zorluklara rağmen gerçekleşebileceğine şahit oldum.

Malum, birçok düzenlenen yardım amaçlı etkinliklerde;

Kim ne giymiş, ne takmış, vs gibi bir sürü saçmalıkları izlemekten bu beyin devreleri artık yanmış durumda.

İlk defa sahnede ve salonda konu dışına çıkılmadan,

Sadece Lösevin ana hatları, nasıl kurulduğu ve bugünlere nasıl geldiği hakkında kesintisiz 2.5 saat  süren bir belgesel izliyormuş gibi buldum kendimi.

Türkiye’nin en büyük ve en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan LÖSEV, içeriğinde herhangi bir siyasi-politik-ideolojik yönelim bulunmayan, her kesim tarafından sevilen topluluklardan biri olması sebebiyle, gönüllülerle elele verip ;

Çocuklarımıza umut kapısı oldu.

Kapı aralandıkça, gönüller büyüdü, okullar, hastaneler, çocuk köyleri projeleri ortaya çıkmaya başladı.

LÖSEV kurucusu Sayın ÜSTÜN EZER VE EKİBİNİN özverisi ve azmiyle,

Bizlere  de sorumluluklar, ufak dokunuşlar düştü.

Bağışlarla bu derin platform oluşturuldu.

Zor bir dönemden geçiyoruz ulusça, biraz bencil biraz ürkekçe ilerliyoruz

Çocuklara yakıştıramıyoruz hiçbir hastalığı.

Peki biz ne yapıyor ya da ne yapabiliriz?

Sahnede yer alan o minik melekleri gördüğümde, boğazım düğümlendi.

“Maske onların yüzlerinde olmamalı, o bedenler bunu taşımamalı, vb” gibi düşünceler ışık hızıyla geçti gitti aklımdan.

Doğanın dengesiyle oynayan biz insanoğlu, er ya da geç doğanın intikamı olacağını hiç düşünmedik.

Her şeyin dengesini bozduk, bozuyoruz.

Rand uğruna, hırs uğruna.

Geleceğimiz olan çocuklarımıza en büyük mirasımız bu topraklar, sağlık, kültür olmalıyken

Onları, minicik bedenleriyle kendi ellerimizle mücadeleye sokan aslında bizleriz!

Canla, başla çalışan, üreten, vizyon ve misyon sahibi olan koca yürekli tüm LÖSEV AİLESİNE, yürekten teşekkürlerimi iletiyorum.

Vatandaş olarak çorbada tuzumuz olsun diyen, diyebilen, diyebilecek olan tüm güzel yürekli insanlarımızı da, aramızda görmek istiyoruz!

Biz, birlikte güzeliz CUMHURİYETİN ÖNCÜLÜĞÜNDE!

Ben ne yapabilirim diye düşünmeyin derim! Hepimizin yapabileceği bir şeyler var şu hayatta ..

Kimi madden, kimi manen!

Yeter ki, dokunalım, yeter ki isteyelim, yeter ki birlik olalım

Onların yüzünde ki bir gülümseme her şeye bedel!

Gelin bu gülümsemelerine ortak olalım!

Dünyayı iyilik ve sevgi kurtaracak ! UNUTMAYALIM! UNUTTURMAYALIM!

İyilik ve sevgide kalın

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :